Bulunduğunuz yer: Ana Sayfa » Hz. Resulullah (s.a.a)
Habib-i Kibriyâ sensin ey Resul
Server-i Enbiyâ sensin ey Resul
Cümle-yi kâinât canına fedâ
Hâtem-i Enbiyâ sensin ey Resul
Seninle bu hayat mana kazandı
Seninle insan mirâca uzandı
Layık olan şem'-i aşkına ...
Bir muazzam pâdişâhsın ki, kulundur cümle şâh
Kurb-i “Ev Ednâ”ya vaz’oldu seninçin tahtgâh
Nüh felek, heft zemin ancak sana bir bârigâh
Emrine mahkûmdur âlem, her sözün vahy-i ilâh
Es-salât-u ves-selâm...
Araya araya bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasibeylese, görsem yüzünü
Yâ Muhammed canım arzular seni
Bir mübarek sefer olsa da gitsem
Kâbe yollarında kumlara batsam
Mâh cemalin bir kez düşte...
Benem ol aşk bahrisi
Denizler hayran bana
Derya benim katremdir
Zerreler umman bana
Kaf dağı zerrem değil
Ay u güneş bana kul
Hak’tır aslım şek değil
Mürşittir Kur’ân bana
Çün dosta ...
Nazargâh-ı ümmette gencine-i vefâsın
Güzergâh-ı rahmette âyine-i safâsın
Hazergâh-ı zulmette lem’a-yi istifâsın
Sen Ahmed u Mahmud u Muhammed Mustafâ’sın
Gehî Bedr-üd dücâsın, gehî Şems-üd-duhâsın
Lisan-ı...
Kudûmün rahmet-i zevk-u sefâdır yâ Resûlallah
Zuhûrun, derd-i uşşâka devâdır yâ Resulallâh
Seninle erdiler zâta, dahi envâ-i lezzâta
İşin erbâb-ı hâcâta atadır yâ Resûlallâh
Kemâli zumre-yi kummel, senin...
Tecellâ-i cemalinden Habibim nevbahar âteş
Gül âteş, bülbül âteş, sünbül âteş, hâk-ü-hâr âteş
Şua-ı âfitabındır yakan bilcümle uşşâkı
Dil âteş, sine âteş, hem dü-çeşmi eşk-bâr âteş
Hayal-i ...
Canım kurban olsun senin yoluna
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Söylenirsin cümle âlem dilinde
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Terâzinin bir ucunda Haydar oturur
Yanı sıra cümle ümmet yetirir
Elinde de yeşil...
Âlemlere rahmet olan Muhammed
Seni yaradana kurban olayım
Bir adın Muhammed, bir adın Ahmed
Seni yaradana kurban olayım
Seni methetmeye dil kâfi değil
Sana uzanmaya el kâfi değil
Kokunu tarife gül kâfi değil
Seni...
Yâ Resûl; lütfun bağında mürg-i-veş nâlâneyim
Âsitân-i izzetinde, beste-pây divâneyim
Yanmışam hüsn-ü cemalin şem’ine pervâneyim
Ben Resûl-i Kibriyâ’nın bülbül-ü nâlânıyam
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ...
Nasıl bir mübârek geceydi yâ Rab
Muhammed dünyaya geldiği gece
Felekler oynayıp, cihân güldü hep
Annesi sevinip güldüğü gece
Göklerde nice bin kapı açıldı
Âlemler üstüne rahmet saçıldı
Nûrdan ...