Bulunduğunuz yer: Ana Sayfa » Hz. Mehdi (a.f)
Bayramlar sancıdır
Takatsiz dizlerimde
Bayramlar inmedir
Yüreğimde, ciğerimde
Bayramlar baharın müjdesini
Vermezler bana
Bayramlar burar, incitir
Kan kusturur bedenime
Şehir kokuşur ellerimde
Yıldızlar söner
Sövgüm artar… kanım...
Kırılan umutları
Saran ağa hardadı
Bu gara bulutları
Yaran ağa hardadı
Bu ışıksız gözlere
Bu saralan yüzlere
Bu takatsız dizlere
Derman ağa hardadı
Suya hasret gönüller
Çaresiz ve sefiller
O’nu çağırır diller
Aman ağa hardadı
Zeyneb’in...
Arşa çıktı Mevlacan, âşıklarının sesi
Bir ayrılık, bir hicran bilmem ki neyin nesi
Yankılanır kalbimde hasretinin gür sesi
Karanfilde kokun var, mest etmiştir herkesi
Gel ey Sahibezzaman; gel artık, gel neredesin…?
...
Her Cuma şu yüreğimi
Seriyorum yollarına
Şimdi gelirsin sen diye
Bekliyorum seni güzel!
Ellerim her gün duada
Gözlerim hep ufuklarda
Ümit ile bekliyorum
Bekliyorum seni güzel!
İçim dolu intizarla
Adın hep dudaklarımda
Hasretin yetti...
Hakkını alamaz mazlum ve yetim
Namuslu namussuz bilinmez ki kim
Zulüm tufanı var; esmez bir nesim
Nerdesin ey umut, artık gelsene
Mert bildiklerimiz namert sofrada
Yanıyor bu oda yaş da, kuru da
Herkeste bir telaş: “Kim var...
Ey Mehdi can, sevgili canan
Gönüller seninle süslüdür her an
Geleceksin elbet münasip bir an
O mukaddes ana kurban Mehdi can
Mehdi can bekleriz daim yolunu
Ne olur çabuk gel, kurtar kulunu
Koklat misk u anber ...
Yollara düştüm ararım seni
Uçan kuşlara sorarım seni
Allah’ın emridir severim seni
Ey Mehdi canan Sahibezzaman
Gönlüm senin ile yanar tutuşur
Canlıların hepsi sana koşuşur
Bütün canlar etrafına...
İşte böyle bir günde doğdu mevlamız Mehdi
Mazlumlar asırlardı onu hep bekler idi
Hüseyin’in soyundan idi o misk u anber
Onu müjdelimişti ceddi yüce Peygamber
Yüce Hak da o günü büyük bir inayetle
Açıklamış...
Hicranın içimi yakar
Gözlerimden kanlar akar
Feryadım ayyuka çıkar
Seviyorum Mevla’m seni
O nur nikaplı yüzünü
Ah bir kez görebilseydim
Ayaklarının tozunu
Gözüme sürebilseydim
Açardım ben güller gibi
Sızlardım ben teller...
Hey Yezid yanına kalır mı sandın
Nice intikamlar alınsa gerek
Mehdi çıkar ise nicolur hâlin
Heybetli küsleri çalınsa gerek
Gazî Mehdî bir gün Umrum’a çıkar
Yezid kalesinin hem burcun yıkar
On iki İmâm’ın sancağın...