| Ana Sayfa > 14 Masum > 14 Masumdan Hadisler |
|
|
1- Allah’ın kullarından hoşnutluğunun nuşanesi, fiyatların düşük, hükümdarın ise adaletli olmasıdır. Allah’ın, onlara gazap etmesinin nişanesi ise, hükümdarın adaletsiz, fiyatların ise yüksek olmasıdır.
2- İlim bir hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun; çünkü sormakla dört kimse mükafat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven.
3- Alimlere sorun; hekimlerle konuşun ve fakirlerle oturun.
4- Yönetimlerini bir kadının eline veren toplum hiçbir zaman kurtuluşa eremez.
5- Üç şeyden dolayı ümmetim için korkuyorum: İhtiraslı olmak, heva-hevese uymak ve sapık önder.
6- Koşarak yürümek mü’min’in değerini yok eder.
7- Hangi arkadaş daha üstündür? Diye Resulullah(sav)’a sorulunca şöyle buyurdu: “Allah’ı hatırladığında sana yardım eden, Allah’ı unuttuğunda ise sana hatırlatan kimsedir.” Halkın en kötüsü kimlerdir? Diye sorduklarında Resulullah(sav) “Fesada bulaşan alimlerdir.” buyurdu.
8- İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı.
9- Şu dört şey kime verilirse, dört nimetten mahrum kalmaz: Kendisine mağfiret dilemek (hasleti) verilen, bağışlanmaktan mahrum kalmaz. Şükretmek (hasleti) verilen, nimetin çoğalmasından mahrum olmaz. Tövbe etmek (hasleti) verilen, tövbesinin kabul olunmasından mahrum olmaz ve dua etmek (hali) verilen de icabet edilmekten mahrum olmaz.
10- Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir.
11- Allah(cc)’a iman ettikten sonra en üstün akıl, bir hakkı terketmeden, halkla geçinebilmektir.
12- Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim.
13- Müslüman kardeşine sahtekarlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir.
14- Haksızlıkla bir makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.
15- Sabırlı ve temkinli davranmak Allah’tan; acele etmek ise şeytandandır.
16- Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir.
17- Kötü ahlaklılık, uğursuzluktur.
18- İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır.
19- Güzel ahlak, dostluğu sağlamlaştırır.
20- Güler yüzlülük kini giderir.
21- Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir.
22- İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür.
23- Ümmetinin cemaatının kimler olduğu hakkında Resulullah(sav)’a soru soran bir kişiye şöyle buyurdu: “Ümmetimin cemaatı, az olsalar da hak ehli olanlardır.”
24- Yiyip şükreden kimse, oruç tutup susan kimseden daha üstündür.
25- Görmediği halde, vaad edilen cennet için, peşin olan şehveti terkeden kimseye ne mutlu.
26- Herhangi biriniz rüya görmezse üzülmesin. Çünkü ilmin derinliklerine dalan kimse, rüya görme özelliğini kaybeder.
27- Kim mahlukun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allah-u Teala o mahluku ona musallat eder.
28- Dünya, mü’mine zindan, kafire ise cennettir.
29- Ahir zamanda pek az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.
30- Pişmanlık duymak, bir çeşit tövbedir.
31- Kur’an’ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur’an’a inanmamıştır.
32- İnsan oğlu ihtiyarladıkça ondaki iki haslet gençleşir: İhtiras (taman) ve arzu.
33- Zenginlik, servetin çokluğuyla değildir. Gerçek zenginlik ruhun zenginliğidir.
34- Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini(hükümdarı vb) hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur.
35- Bilinki, ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir. Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir.
1- Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir.
2- İman, kabul olan söz (dil ile şehadet etmek), yapılmış olan amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir.
3- Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz.
4- Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir. Her isteğin gerçekleşmesinin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir (vücuda getirir.)
5- Sabır iki çeşittir: Musibete karşı sabretmek; bu iyi ve güzel bir şeydir; bundan daha güzeli ise, Allah’ın haram kıldığı şeye karşı sabretmektir.
6- Zikir de (Allah’ı hatırlamak) iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek, bu iyi ve güzeldir; bundan daha güzeli ise insanı Allah’ın haram kıldığı şeylere yönelmekten alıkoyan zikirdir.
7- Dil bir ölçüdür; cehalet onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır.
8- Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: Bir bölümünde Rabbiyle münacat eder (O’na ibadet eder); bir bölümünde kendi nefsini muhasebe eder; bir bölümünde de helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur.
9- Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.
10- İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belalara karşı sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir.
11- Güzel ahlak, en iyi arkadaştır; mü’minin amel defterinin nişanesi güzel ahlakıdır.
12- Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi de fakirlik yoktur.
13- İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür.
14- Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur.
15- Hikmet mü’minin yitik malıdır; bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir.
16- En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu (İmam Mehdi’nin zuhurunu) beklemektir.
17- Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır; o musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin. Zira musibetin yöneldiği zaman onu gidermek için çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır.
18- Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimet ulaştığında şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok “La havle vela kuvvete illa billah” demek.
19- Rızık, zekasızların; mahrumiyet, akıllıların; bela ise sabrın payıdır.
20- Uzun arzulu olan, ameli unutur.
21- İnsanoğlu, her şeyden daha çok terazinin (kefelerine) benzer; ya cehaletiyle hafif veya ilmiyle ağır olur.
22- Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir.
23- Kanaat et (kısmetine razı ol), aziz olursun.
24- Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz.
25- Yalnızlığa alışmakla, izzetinin bekası için çalış.
26- Kudret altında olan her aziz, zelildir.
27- İki şey halkı yok eder: Fakirlik korkusu ve üstünlük talep etmek.
28- Ey insanlar, dünya sevgisinden sakının; zira dünya sevgisi her günahın başı, her belanın kapısı, her fitnenin yoldaşı, her musibetin de sebebidir.
29- Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terketmedikçe imanın tadını anlamaz.
30- En büyük günah, haksız yere müslüman bir kimsenin malını gasbetmektir.
31- Halk ile dostluk ve samimiyeti, Allah’ın itaati üzere olan kimseye ne mutlu.
32- Takva, imanın temelidir.
33- Emaneti, peygamberlerin evladının katiline ait olsa bile sahibine geri verin.
34- Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır.
35- Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir.
36- Tamah cahillerin kalplerini hafifleştirir, yerinden söker; arzular, onu rehin alır; hileler, onu bağlar.
37- Zahidlik, arzuları azaltmak, her nimete karşı şükretmek ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden kaçınmaktır.
38- Susmak hukmettir; susmak selamettir; sır saklamak, saadetin bir köşesidir.
39- Tedbir gibi akıl yoktur.
40- Hilim(yumuşak huyluluk) gibi üstünlük yoktur.
1- Şehadet ederim ki” “Allah’tan başka bir ilah yoktur; tektir ve ortağı yoktur.”Bu kelimenin tevili ihlastır. Tevhid anlayışı bütün kalblere yerleştirilmiş ve fikir, ilahi ayetlerin azametli nuruyla aydınlanmıştır, öyle bir Allah ki gözler O’nu göremez, diller O’nu (olduğu gibi) vasfedemez ve akıllar nasıllığını ölçemez.
2- Allah, kullarını kendi gazabına duçar olmaktan korumak ve onları cennetine sevketmek için kendisine itaat edene mükafat vermeyi, isyan edeni ise cezalandırmayı takdir etti.
3- Allah, ümmetlerin kendi dininde parçalandığını, ateşgedelerde ibadete durduklarını, putlara tapdıklarını ve bilirekten Allah’ı inkar ettiklerini görünce babam Hz.Muhammed(sav) vesilesiyle karanlıkları aydınlattı, kalblerdeki düğümleri ve gözlerdeki şaşkınlığı giderdi.
4- Babam Hz.Muhammed(sav) insanların hidayeti için kıyam etti, onları sapıklıktan kurtardı, körlükten çıkarıp basiret verdi onlara; sağlam bir dine hidayet etti, doğru yolu gösterdi onlara.
5- Siz ey Allah’ın kulları! O’nun emir ve nehiylerinin muhatabı sizsiniz. Din ve vahyi taşıyanlar (ahkamı kendinizde uygulamak için) Allah’ın eminleri ve onu (diğer) mulletlere ulaştıracak elçileri sizsiniz.
6- Allah’ın Kitabı... kendisine uyanı Allah’ın rızasına götürür. O’na kulak vereni kurtuluşa sevkeder. O kitapla Allah’ın aydın hüccetlerine, açıklanmış farzlarına, yasaklanmış haramlarına, belli nişanelerine, yeterli delillerine, övülmüş erdemlerine, hibe olan ruhsatlarına ve yazılı şeriatlarına ulaşılır.
7- Allah, imanı sizler için şirkten temizlenme vesilesi kıldı.
8- Allah, namazı kibirden uzaklaşmanız için farz kıldı.
9- Allah, zekatı nefsin temizlenmesi ve rızkın artması için farz kıldı.
10- Allah, orucu ihlasın sağlamlaşması için farz kıldı.
11- Allah, haccı dinin ayakta durması için farz kıldı.
12- Allah, adaleti kalplerin kaynaşması için farz kıldı.
13- Allah, bize itaatı, halkın düzene girmesi için farz kıldı, İmametimizi tefrikadan korumak için koydu.
14- Allah, cihadı İslam’ın izzetini sağlamak, küfür ve nifak ehlini zillete dücar etmek için farz kıldı.
15- Allah, sabrı, ilahi mükafata erişme vesilesi kılmıştır.
16- Allah, emr-i bil-maruf ve nehy-i anil-münkeri insanların ıslahı için farz kıldı.
17- Allah, anne-babaya iyilik yapmayı ilahi gazabtan korunma vesilesi kıldı.
18- Allah, sılayı rahim yapmayı, ömrün uzamasına vesile kıldı.
19- Allah, neziri(adağı) yerine getirmeyi mağfirete erişme vesilesi kıldı.
20- Allah, şarap içmeği, pislik ve kötülükleri önlemek için haram kılmıştır.
21- Resulullah(sav), kadın için en hayırlı şey nedir?, diye sorduğunda, Hz.Fatıma(as); Yabancı bir erkeği görmeyişi ve yabancı bir erkeğin de onu görmemiş olması kadın için en hayırlı şeydir, diye cevap verdi.
22- Allahım! Nefsimi bana küçük göster ve kendi makamını benim nazarımda büyült, itaatını, senin rızana uygun amel etmeyi ve senin gazabına sebep olan işten uzak durmayı bana ilham eyle, ey rahmeti bütün rahmededenlerden daha çok olan.
23- Allahım! Beni verdiğin rızıkla kani eyle, yaşattığın sürece ayıplarımı ört ve bana afiyet nasib eyle, ölümüm gelip çattığında bağışla beni ve bana rahmeyle, mukadder etmediğin şeyi elde etmek için boşuna uğraşmakla beni yorma, bana mukadder kıldığına da ulaşmayı kolaşlaştır.
24- Ey Allahım! Baba ve anamı ve boynumda hakkı olan herkesi en iyi mukafatınla benden taraf mükafatlandır. Ey Allah’ım benim durumumu yaratılış gayem uğrunda uğraşmak için musait kıl, senin üstlendiğin (rızık) için çalışmakla meşgul eyleme, ben senden mağfiret diliyorum, öyleyse beni azaba uğratma; ben sana yalvarıyorum, beni mahrum bırakma.
25- Hz.Resulullah(sav)’ın vefatı üzerinine Hz.Fatıma(as)’nın söylediği bir şiir:
Ey Resul öyle debdebe ve karışıklık zuhur etti ki senden sonra;
sen olsaydın keder çoğalmazdı.
Toprağın yağmuru kaybetmesi gibi biz seni kaybettik.
Kavmin bozguna uğradı (karıştı) onları kontrol et ve kaybolma.
1- Müşavere eden bir kavim, mutlaka kemale erişir.
2- Nimete şükretmemek alçaklıktır.
3- Dünyada ayıplanmaya katlanmak, cehennemin ateşine tahammül etmekten daha kolaydır.
4- Nimet içerisinde bulunduğunda (Allah’a) şükretmek, bir musibet gelip çattığında sabırlı olmak, şerri olmayan bir hayırdır.
5- Rabbiyle kendisi arasında olan şeyler hakkında, akıllı davranan bir kimse görmedim.
6- En keskin göz, hayırı gören; en güzel işiten kulak, nasihatları dinleyip ondan yararlanan; ve en sağlam kalp de şüphelerden arınandır.
7- İbadet etmek isteyen, onun için temizlenmelidir.
8- Müstehap ameller, farzları engellerse onları bırakınız.
9- Yakin, kurtuluşun sığınağıdır.
10- Yolculuğun uzaklığını hatırlayan ona hazırlanır.
11- Akıllı adam, kendisine nasihat etmesini isteyen kimseye hile yapmaz.
12- Öğüdün size ulaşmasını engelleyen, gurur perdesidir.(Gurur ve bencillik kalkmadıkça öğüt etkili olmaz.)
13- İlim, öğrenenin mazeretini ortadan kaldırır.(Zira insan cahil olduğu müddetçe mazeret gösterebilir; elbette her cahil değil.)
14- Her vakti biten şahıs, muhlet talep ederken fırsatı olan kişi, (bunun değerini bilmeyerek) işlerini sonraya ertelemekle kendini oyalar.
15- Ey Allah’ın kulları! Allah’tan korkun. Kurtuluş ve saadet talep edin ve ihtiyarlık çağı ulaşmadan ciddiyet gösterin. Azap parçaları inmeden ve lezzetleri yok edici ölüm ulaşmadan önce amel yapmaya koşun. Zira dünya, nimetlerinin devamı bulunmayan, musibetlerinden emin olunmayan, kötülüklerinden kaçınılamayan aldatıcı bir engel ve eğik (güvensiz) bir dayanaktır.
Ey Allah’ın kulları! İbretlerden öğüt alın ve geçmişlerin geriye bıraktıkları eserleri ibret kaynağı edinin. Bunca nimetlerin şükrü için günahlardan uzak durun ve nasihatlardan yararlanın. Allah’ın yardımcı ve sığınak, Kur’an’ın da delil ve davacı, cennetin sevap, cehennemin de ceza ve işkence olması insana (öğüt olarak) yeter.
1- Bazıları Allah’tan bir şey umarak ibadet ederler; bu tacirlerin ibadetidir. Bazıları da korkarak ibadet ederler; bu da kölelerin ibadetidir. Bazıları ise Allah’a şükür olarak ibadet ederler; bu da hür insanların ibadetidir; işte en faziletli ibadet budur.
2- Kerbela’ya doğru hareket ettiklerinde şöyle buyurdular: Doğrusu bu dünya değişip tanınmaz olmuş ve bütün iyiliklerine sırt çevirmiş; kabın dibindeki azıcık kalıntı sudan ve havası ağır olan otlaktaki gibi alçak yaşantıdan başka bir şey kalmamıştır.
3- Hakka amel edilmediğini ve batıldan da kaçınılmadığını görmüyor musunuz? Böyle bir durumda mü’minin ölümü arzulaması haktır. Ben ölümü saadet, zalimlerle yaşamayı ise alçaklık biliyorum.
4- İnsanlar dünya kullarıdır; din ise onarın dillerine bir yalaktır; dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onu koruyup gözetirler; (ama) zorluklarla imtihan edildiklerinde dindarlar azalır.
5- Yanında başkasının gıybetini eden bir adama şöyle buyurdu: “Ey adam! Gıybet etmekten sakın. Çünkü gıybet, cehennem köpeklerinin katığıdır.
6- Allah, gücünü aldığı kimseden itaat istemediği gibi, teklif yükünü de ondan kaldırır.
7- Bir adam İmam(as)’a selam vermeden “Nasılsınız? Allah afiyet versin.” dediğinde şöyle buyurdu: “Evvel selam, sonra kelam. Allah sana da afiyet versin.” Daha sonra buyurdular ki: “Selam vermedikçe hiçbir kimseye konuşma müsaadesi vermeyin.”
8- Allah’ın, kendi kulunu istidracı(gafil avlaması), ona bol nimet verip şükretmek (hususunda) başarısız kılmasıdır. (Fırsatı elinden kaçıncaya kadar nimetle meşgul olup velinimetini hatırlamamasıdır.)
9- Bir adam gelip İmam(as)’dan yardım istediğinde İmam şöyle buyurdu: “Ağır bir borcu, gücü aşan yüklü bir tazminatı ödemek ve aşağılayıcı fakirlik dışında ağız açmak doğru değildir.” O adam: “Bunlardan biri için gelmiştim” dediğinde, İmam(as) kendisine yüz dinar verilmesini emretti.
10- İmam(as) oğlu Seccad(as)’a şöyle buyurdu: “Ey oğlum! Allah’tan başka yardımcısı olmayan kimseye zulmetmekten sakın.”
11- Bu üç kimsenin dışında hiç kimseye ağız açma: Dindar, yiğit ve soylu. Çünkü dindar kendi dinini koruması için ihtiyacını karşılar. Yiğit de (seni ümitsiz etmeyi) kendi yiğitliğine sığdırmaz, utanır. Soylu ise ihtiyacın için yüzünün suyunu dökmeye mecbur kaldığını bildiğinden, haysiyetini korumak için seni eli boş geri çevirmez.
12- Kardeşler dört kısımdır: 1-Sana ve kendine yararı olan. 2-Sana yarara olan 3-Senin zararına olan. 4-Ne sana ve ne de kendine yararı olan.
13- Alimin nişanelerinden biri de kendi sözünü eleştirmesi ve muhtelif görüşlerin hakikatinden haberdar olmasıdır.
14- Özür dilenecek hareketten sakın. Zira mü’min ne suç işler ve ne de özür diler, ama münafık her gün suç işleyip özür diler.
15- Selamın yetmiş hasenesi(sevabı) vardır; altmış dokuzu selam verene, biri ise selamın cevabını alan kimseyedir.
16- Gerçek cimri, selam vermekte cimrilik yapan kimsedir.
17- Allah’a isyan ederek bir şeye ulaşmak isteyen kimse umduğundan uzaklaşarak, korktuğu şeye yaklaşmaktadır.
1- Acı kaza ve kadere razı olmak, yakinin en yüksek mertebesidir.
2- Nefsinin kıymetini bilene, dünya hakir görünür.
3- “Halkınen değerlisi kimdir?” diye sorduklarında: “Dünyayı kendisi için bir değer bilmeyen kimsedir.” buyurdu.
4- Biris, İmam(as)’ın huzurunda: “Allah’ım, beni kullarına muhtaç kılma.” dediğinde şöyle buyurdu: <<Öyle değildir. Çünkü insanlar birbirlerine muhtaçtır; fakat sen şöyle de: “Allah’ım beni kötü kullarına muhtaç kılma.”>>
5- Allah’ın verdiğine kanaat eden, halkın en zenginlerindendir.
6- Takvayla yapılan hiçbir amel az olmaz; Allah katında kabul olan bir şey nasıl az olabilir ki?
7- İster ciddi olsun, ister şaka, büyük ve küçük her yalandan sakının. Çünkü insan küçük yalan söylediği zaman yavaş yavaş büyük yalan söylemeye de cüret eder.
8- Düşmanının senin hakkında Allah’a karşı günah işlemekte olduğunu görmen, Allah’ın bir yardımını olarak sana yeter.
9- Hayrın tümü, insanın kendisini (çirkin işlerden) korumasıdır.
10- Şüphesiz, müslümanın Allah(cc)’ı tanımasının nişanesi ve dininin kemali, yararsız sözleri terketmesi, az cedel yapması, hilimli, sabırlı ve güzel huylu olmasıdır.
11- Mü’min dua ettiğinde üç sonuçtan biri gerçekleşir: Ya kendisine ahirette azık olur veya bu dünyada kabul olur ya da ona ulaşacak bir belayı geri çevirir.
12- Şüphesiz Allah-u Teala, ısrarla dilencilik yapan cimri kimseyi sevmez.
13- Nice aldanmış mağrur kimseler vardır ki, boş şeylerle meşgul olup sevinçle sabahlarlar ve Allah’ın onlara gazap ettiğini ve bununla cehennem ateşine düşeceklerini bilmedikleri halde yeyip içerler.
14- Geliri miktarınca infak etmek, zenginliği miktarınca ailesinin refahını sağlamak, kendisi hakkında insanlara hak vermek ve selam vermekte öne geçmek müminin sıfatlarındandır.
15- Üç şey ma’minin kurtarıcısıdır: Dilini insanlardan ve onların gıybetini yapmaktan korumak, dünya ve ahireti için yararlı olan şeylerle meşgul olmak, günahlarından dolayı çok ağlamak.
16- Allah katında, O’nu tanımaktan sonra, karın ve tenasül organın iffetini korumaktan daha sevimli bir şey yoktur. Yine Allah nezdinde, O’ndan bir şey dilenilmesi kadar sevimli hiçbir şey yoktur.
17- Münezzehtir O Allah ki, nimeti itiraf etmeyi hamd ve şükretmekten aciz kalmayı itiraf etmeyi de şükür saymıştır.
1- Münafık kimseyle dilinle anlaş ve geçin. Sadece mü’mini kalbinle sev. Bir yahudi bile seninle oturursa ona karşı iyi davran.
2- Hilim ve ilim beraberliğinden daha güzel bir beraberlik yoktur.
3- Kemalin tümü, din hususunda derin bilgi sahibi olmak, musibetlere karşı sabretmek ve geçim masrafını ölçülü bir şekilde ayarlamaktır.
4- Yirmi yıllık arkadaşlık akrabalıktır.
5- Gücün yetiyorsa ilişkin olan herkesten, iyilikte üstün olmaya çalış.
6- Zulüm üç çeşittir: Allah’ın affetmeyeceği zulüm, Allah’ın affedeceği zulüm ve Allah’ın ondan vazgeçmeyeceği (hesapsız bırakmayacağı) zulüm. Allah’ın affetmeyeceği zulüm, Allah’a şirk koşmaktır. Allah’ın affedeceği zulüm, insanın kendisiyle Allah arasında olan bir şeyde kendisine zulüm etmesidir. Allah’ın ondan geçmeyeceği zulüm ise insanlara yapılan zulümdür.
7- Üç şey, dünya ve ahiret güzelliklerindendir: Sana zulüm edeni affetmen, seninle ilişkisini kesenle ilişki kurman ve sana karşı cahillik yapana yumuşak ve olgun davranman.
8- Allah’ın bütün takdirleri, mü’min için hayırlıdır.
9- Allah-u Teala, insanların, bir şey istediklerinde, birbirlerine ısrar etmelerini sevmez; ama onu kendisi için sever. Kendisinden ber şeyin istenilmesini ve indinde olanın ısrarla talep edilmesini sever.
10- Allah’ın razı olduğu yerde malını infak etmekten sakınan cimri kimse de, o malın kaç kat fazlasını Allah’ın sevmediği bir yerde sarfetmeye duçar olur.
11- Allah-u Teala, her kimin batınında ona bir öğüt verici yerleştirmezse, halkın öğütleri ona fayda vermez.
12- Zahiri batınından iyi olanın, (amel) terazisi hafif olur.
13- Nice insanlar var ki, birbirleriyle karşılaştıklarında: “Allah düşmanını helak etsin” derler; oysa ki onun Allah’tan başka bir düşmanı yoktur.
14- Üç kimse selam vermez: Cuma namazına giden, cenaze arkasında yürüyen ve hamamda olan kimse.
15- İlminden faydalanılan alim, yetmiş bin abidden daha üstündür.
16- İnsan, kendisinden üsttekini kıskandığı ve kendisinden aşağıdakini de küçümsediği sürece alim sayılmaz.
17- İmam (as) “Allah’a isyan eden, O’nu tanımamıştır.” Buyurup şu manzumeyi okudular:
Sevdiğini söyler, isyan edersin O’na
Acayip bir iştir bu, andolsun ki canına
Sevgin gerçek olsaydı, itaat ederdir O’na
Çünkü aşık maşukun, sözünden çıkmaz asla
18- Üç haslete sahip olan, onların vebalini (cezasını) çekmedikçe ölmez: Zulmetmek, sıla-i rahmi kesmek ve yalan yere yemin etmek ki, Allah’a karşı savaşmaktır.
19- Marifetsiz yapılan amel kabul olmaz; amelsiz de marifet olmaz. Kim Allah’ı tanırsa, marifeti, onu amel etmeye sevkeder; marifeti olmayanın ameli kabul olmaz.
20- Kardeşinin (sana karşı) kalbindeki sevgisini, kalbindeki (ona karşı) sevginle tanı.
21- İman, sevgi ve buğzdan ibarettir.
22- Dört şey hayır hazinelerindendir: İhtiyacı gizlemek, sadakayı gizlemek, ağrıyı bildirmemek ve musibeti söylememek.
23- Dili gerçeği söyleyenin, ameli temiz olur. Niyeti iyi olanın, rızkı çoğalır. Ailesine karşı güzel davrananın ise ömrü uzar.
24- Sakın tembellik ve sabırsızlık etme. Çünkü bunlar her şerrin anahtarıdır. Tembellik eden hiçbir hakkı eda edemez. Sabırsızlık eden de hiçbir hakka dayanamaz (biraz sinirlenmekle haktan el çeker).
25- Tembellik, hem dine, hem de dünyaya zarar verir.
26- Kime ahmaklık verilmişse, iman ondan uzaklaştırılmıştır.
27- Allah-u Teala çirkin söz söyleyen, ağzı bozuk adamı sevmez.
28- Tevazu: makamından aşağı olan bir yerde oturmaya razı olman, karşılaştığın herkese selam vermen ve haklı olsan bile münakaşayı terketmendir.
29- Kişinin başkasında gördüğü bir ayıbı kendisinde görmemesi, terkedemediği bir şeyle başkasını ayıplaması ve kendisini ilgilendiremyen bir şeyle arkadaşını incetmesi, kendisini aldatması için yeterlidir.
30- En üstan ibadet, karın ve fercin (ırzın) iffetidir.
31- İman ve haya aynı köke uzanmaktalar; biri giderse diğeri onu izler.
32- İman, ikrar ve ameldir. İslam ise yalnız ikrardır.
33- Allah buyuruyor ki: “Ey Ademoğlu! Haram kıldığım şeylerden kaçın. Böyle yaparsan insanların en takvalısı olursun.”
34- Kıyamet günü, pişmanlığı herkesten daha fazla olan, doğru yolu açıklayıp o yolda gitmeyen kimsedir.
35- Sıla-i rahim, amelleri temizler, malları artırır, belayı uzaklaştırır, hesabı kolaylaştırır ve eceli erteler (ömrü uzatır.)
1- Bir işi incelemkte aşırı hassasiyet göstermek ayrılığa; eleştiri, düşmanlığa; sabırsızlık, rezilliğe; sırrı ifşa etmek, alçalmaya sebep olur. Cömertlik zekanın cimrilik ise gafletin alametidir.
2- Kim şu üç şeye sırılırsa dünya ve ahiret dileklerine kavuşur: Allah’a sığınmak, ilahi takdire razı olmak ve Allah’a karşı hüsn-ü zanda bulunmak.
3- Kim şu üç şeyde gevşek davranırsa mahrum kalır: Cömertten bir şey istemek, alimle arkadaş olmak ve (adil) sultanın ilgisini kazanmak.
4- Üç şey muhabbet doğurur: Din, tevazu ve bahşiş.
5- Üç şeyden uzaklaşan üç şeye ulaşır: Şerden uzaklaşan izzete, Kibirden uzaklaşan saygınlığa, Cimrilikten uzaklaşan da şerefe.
6- Üç şey düşmanık getirir: Nifak, zulüm ve bencillik.
7- Üç şey insanın ayıplanmasına sebep olur: Haset, laf taşımak ve başıboşluk.
8- Üç kimseyi, ancak üç yerde tanımak mümkün olur; Yumuşak olanı, öfkelendiğinde; yiğidi, savaşta; kardeşi, kendisine muhtaç olunduğunda.
9- Üç sıfat kimde olursa, oruç tutan ve namaz kılan birisi olsa bile münafıktır: Yalan konuşan, sözünde durmayan ve emanete hıyanet eden.
10- Üç özellik büyüklüğün mayasıdır: Öfkeyi yenmek, kötülük yapanı affetmek, mal ve canla(insanlara) iyilik yapmak.
11- Kurtuluş üç şeyledir: Dilini tutman, evinde oturman ve işlediğin günahlara karşı pişmanlık duyman.
12- Cehalet üç şeyledir: Arkadaşları değiştirmek(salih arkadaşları), sebebini açıklamadan dostlarla çekişme ve faydasız şeyleri araştırmak.
13- İleri görüşlü olmak üç şeyledir: Kendisinden üstekilere hizmet etmek, babaya itaatta bulunmak ve efendisine karşı tevazu göstermek.
14- İnsanan dostu şunlardır: Uyumlu hanım, iyi evlat ve halis arkadaş.
15- Herkes şu üç şeyden kaçınmalıdır: Kötülere yaklaşmak, kadınlarla konuşmaya dalmak ve bid’at ehli ile oturup kalkmak.
16- Üç şey, kişinin kerem sahibi olduğunu gösterir: Güzel ahlak, öfkeyi yenmek, haramlara bakmaktan kaçınmak.
17- Üç şeye güvenen aldanır: Olmayacak sözleri tasdik etmek, güvenilmeyen insanlara bel bağlamak ve elde edilmeyecek şeye göz dikmek.
18- Bütün insanlar şu üç şeye muhtaçtır: Emniyet, adalet ve refah.
19- Üç şey hayatı karartır: Zalim hükümdar, kötü komşu ve ağzı bozuk kadın.
20- Şu üç şey pişmanlık getirir: Övünmek, iftihar etemk ve üstünlük hususunda tırtışmak.
21- Üç şeyde herkes kendisinin haklı olduğunu söyler: İnandığı dinde, kendisine galip olan heva ve heveste ve işlerinde tedbirde.
22- İnsanlar şu üç şeyden kurtulursa, huzura kavuşurlar: Kötü dil, kötü el ve kötü davranış.
23- Dostlar üç kısımdır: Birincisi, kendisine sürekli ihtiyaç duyulan yemege benzer; işte bu akıllı kimsedir. İkincisi (bazı vakitler insanı yakalayan) dert gibidir; bu da ahmak kimsedir. Üçüncüsü ise (derdi tedavi eden) ilaç gibidir; bu da mütefekkir kimsedir.
24- Borç, geceleri üzüntü kaynağı, gündüzleri ise zillet vesilesidir.
25- Dünya işlerin düzeldiğinde, dininden kork.
26- Dağları harekete geçirmek, kalpleri harekete geçirmekten daha kolaydır.
27- İman kalptedir, yakin ise ilhamlardır.
28- Dünyaya ilgi göstermek gam ve üzüntü doğurur. Dünyaya ilgisizlik kalp ve bedenin rahatlığına sebep olur.
29- Babalarınıza iyilik edin ki, çocuklarınız da size iyilik etsinler. Halkın hanımlarına karşı iffetli davranın ki, hanımlarınız da iffetli olsunlar.
30- Kim hain birisinin yanına bir emanet bırakırsa, Allah onu korumaya kefil değildir.
31- Selam vermek müstehaptır; almak ise farzdır.
32- Kim selam vermeden önce konuşursa, cevabını vermeyin.
33- Birbirinizle tokalaşın. Çünkü tokalaşmak kini yok eder.
34- Kim öfke, tamah, korku ve şehvet halinde nefsine hakim olursa, Allah onun bedenine cehennem ateşini haram kılar.
35- Mü’minin dostu ilim, yardımcısı olgunluk ve hilim, ordusunun komutanı sabır, kardeşi halkla iyi geçinme, babası ise yumuşaklıktır.
36- Körükörüne amel eden kimse, doğru yolda yürümeyen kimseye benzer. Süratle gidişi, onu hedefinden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz.
37- Şeytan’ın kadın ve öfkeden daha güçlü bir askeri yoktur.
38- Allah’tan korkmak, yeterli bir ilimdir. O’na karşı olmak ise tam bir cehalettir.
39- En iyi ibadet, Allah’ı tanımak ve O’na tevazu etmektir.
40- Bana en sevgili olan kardeşim, kusurlarımı bana hediye eden (hatırlatan) kimsedir.
41- Bir zaman gelir ki, samimi arkadaş ve helal paradan daha nadir hiçbir şey bulunmaz.
42- Üç kez öfkelendiği halde sana kötü söz söylemeyen dostu, kaybetme!
43- Suçlanacak yerde duran kimse kendisine kötü zanda bulunan kimseyi kınamamalıdır.
44- İki kişiyi geçen her söz ifşa olur.
45- Kardeşlerini takvaları miktarınca sev.
46- Korkulu ve ümitli olmadıkça mi’min olamazsın. Korktuğun ve ümit ettiğin şey için amel etmedikçe de korkulu ve ümitli olamazsın.
47- Mü’min dünyada garipir. Dünyada horlanmaya karşı sabırsızlık göstermez; dünya üstünlüğü hususunda onun ehli ile rekabet etmez.
48- Öfke hekimin (bilinç sahibinin) kalbini mahveder. Öfkesine hakim olmayan, aklına da hakim olmaz.
49- Kötü ahlak, yoksulluk getirir.
50- Haram (yol)dan çok kazanmak rızkın bereketini yok eder.
51- Cimri, haram yoldan mal kazanan ve onu yerinde harcamayan kimsedir.
52- Şaka yapmaktan sakının. Çünkü, şaka yapmak, düşmanlık getirir, kin doğurur; aynı zamanda küçük bir sövüştür de.
53- Kızlar iyilik, oğlan çocuklar ise nimettirler. İyiliğe karşı sevap verilir, nimetlerden ise sorguya çekilir.
1- İnsanların bilmeleri gereken dört şey var: Allah’ını tanımak, Allah’ın ona neler yarattığını bilmek, Allah’ın ondan ne istediğini anlamak, onu dinden çıkaran şeyin ne olduğunu bilmek.
2- Allah-u Teala’nın, İnsanlara zahiri ve batini iki hücceti (delili) vardır: Zahiri hücceti, Resuller, peygamberler ve İmamlardır. Batıni hücceti ise akıldır.
3- Ey hişam! Bütün insanlar yıldızları görür. Ama yıldızların seyrini ve duruş yerlerini bilenden başkası onlara bakıp yolunu bulamaz. Sizler de hikmet öğreniyorsunz, ama öğrendiğiyle amel edenlerden başkası yolunu bulamaz.
4- Allah’ı tanıdıktan sonra, en büyük ibadet kurtuluşu(İmam Mehdi’nin zuhurunu) beklemektir.
5- Allah’a hamd-u sena etmeden ve peygambere salat göndermeden önce dua eden kimse, kirişsiz kemanla ok atan kişiye benzer.
6- Allah’ın vereceği mükafata yakini olan, cömertçe bağışta bulunur.
7- Mutedil davranan, muhtaç olmaz.
8- Tedbir, maişetin yarısıdır.
9- İnsanlara kendini sevdirmek aklın yarısıdır.
10- Çok gam, ihtiyarlık getirir.
11- Acelecilik, cehaletin ta kendisidir.
12- Anne ve babasını üzen, onlara asilik etmiştir.
13- Allah, ihtiyaç miktarınca yardım eder ve musibet miktarınca da sabır verir.
14- Kim ifrat ve tefritten sakınır ve kanaat ederse nimeti baki kalır. Kim de savurgan olur ve israf ederse nimeti yok olur.
15- Emaneti eda etmek ve doğruluk, rızık getirir.
16- Ey adam, Allah’tan kork. Helak olmana sebep olsa bile hakkı söyle. Çünkü (gerçekte) kurtuluşun ondadır. Ey adam, Allah’tan kork; kurtulmana sebep olsa bile batılı terket. Çünkü (gerçekte) helakın ondadır!
17- Sakın Allah’a itaat yolunda malını esirgeme. Çünkü onun iki katını Allah’ın masiyetinde (günah yolunda) harcarsın.
18- Mü’min, (iman ve bela açısından) terazinin iki kefesi gibidir; İmanı arttıkça belası da çoğalır.
19- Musibet, sabreden kimseye birdir, sabretmeyen kimseye ise ikidir.
20- Zulmün zorluğunu, (ancak) zulme uğrayan kimse anlar.
21- Kim makam dilerse, helak olur ve kim bencil olursa helak olur.
22- Ey Hişam! Doğru konuşanın ameli de temiz olur.
23- Halka göz dikme, çünkü bu sıfat zelil olma ve alçalmanın anahtarıdır.
24- Hikmetli bir kelime, mü’minin yitik malıdır, öyleyse ilim peşinde koşun!.
25- Kulu, Allah’ı tanımaktan sonra ona en yakın edecek şey, namaz kılması, ana ve babaya iyilik yapması, haset, bencillik ve övünmeyi terk etmesidir.
26- Allah’ın kulları arasında en kötü olan, kötü dili olduğu için halkın onunla oturup kalkmaktan çekindiği kimsedir.
27- Kendinize fakirliği telkin etmeyin, çünkü bunu yapan cimri olur. Kendiniz için uzun ömür göz önüne almayın, çünkü bu sizi ihtirasa kaptırır.
28- Şaka yapmaktan sakın, çünkü şaka, imanın nurunu yok eder.
29- Kim kötülüklerden rahatsız olmazsa, iyilik de onun yanında bir değer taşımız.
30- Her gördüğün şeyde bir öğüt vardır.
31- Ey Hişam! Hz.Mesih(İsa) havarilerine dedi ki; Küçük ve ehemmiyetsiz sayılan günahlar şeytanın tuzaklarından biridir. Şeytan onları size küçük ve ehemmiyetsiz gösteriyorlar, böylece onlar çoğalıyor ve sizi kuşatıyor.
32- Allah-u Teala diğerlerine söven, ne dediğine ve ona ne dendiğine aldırış etmeyen hayası az kişiye cenneti haram etmiştir.
33- Ey hişam! Akıllı insanlar, İlim ve Hikmetle birlikte olan sınırlı dünya imkanalrını, geniş dünyevi imkanlarla olan sınırlı ilim ve hikmete tercih etmişlerdir.
34- Nefsini heva ve hevesten korumak için onunla cihad et. Bu düşmanla cihad etmen gibi sana farzdır.
35- Her kim halka karşı gazabının önünü alırsa, Allah da kıyamet günü ona karşı azabın önünü alır.
36- Ey hişam! Ziraat yumuşak toprakta olur, taşın üzerinde değil. Böylede İlim ve Hikmet de alçak gönüllerde olur, müstekbirlerin kalbinde değil.
37- Ey Hişam! Lokman oğluna şöyle dedi: “İnsanların en akıllısı olmak istersen hakka boyun eğ. Ey oğul, dünya derin bir denizdir, insanların çoğu boğulmuştur onda. Yükü İman, Yelkeni Tevekkül, Kaptanı Akıl, Pusulası İlim, Lengeri Sabır olan Takva gemisiyle o denizde hareket etmelisin.
1- İmamet dinin yularıdır, müslümanların düzeni, dünyanın ıslahı ve mü’minlerin izzetidir. İmamet, İslam’ın gelişen kökü, yücelen budağıdır. İmam ile namaz, zekat, oruç, hac tamamlanır; İmam ile fey’i ve sadakat çoğalır, İmam ile hadlar ve hükümler uygulanır ve sınırlar korunur.
2- Mü’min, kendisinde üç haslet olmadıkça mü’min olmaz; Rabbinden bir sünnet, Peygamber’inden bir sünnet ve İmamından bir sünnet. Rabbinden olan sünnet, sırrı gizlemektir. Peygamber’inden olan sünnet, halkla iyi geçinmektir. İmamından olan sünnet de sıkıntı ve zorluklarda sabırlı olmaktır.
3- İbadet, çok namaz kılmak ve çok oruç tutmak değil; ibadet, Allah’ın işleri hakkında çok düşünmektir.
4- Peygamberlerin sıfatlarından biri de temizliktir.
5- Susmak, hikmet kapılarından bir kapıdır. Susmak, (boş yere konuşmamak), muhabbet kazandırdığı gibi her hayrın da kılavuzudur.
6- Boş işler, boş sözleri gerektirir.
7- Büyük kardeş baba yerindedir.
8- Herkesin dostu onun aklıdır; düşmanı ise cehaletidir.
9- İnsanlara muhabbet beslemek aklın yarısıdır.
10- “Tevekkülün haddi nedir?” diye sorduklarında: “Allah’tan başka hiçbir kimseden korkmamaktır.” buyurdular.
11- “Adi insan kimdir?” diye sorduklarında İmam: “Sahip olduğu şey, kendisini Allah’tan alıkoyan (gafil eden) kimsedir.” buyurdular.
12- “Kulların en seçkini kimlerdir?” diye sorduklarında: “Kulların en iyisi, iyi iş yaptığında hoşnut olan, kötü iş yaptığında mağfiret dileyen, kendisine bir nimet verildiğinde şükreden, sıkıntıya düştüğünde sabreden ve sinirlendiğinde de affeden kemsedir.” buyurdular.
13- Ailesini geçindirmek için rızık peşinde olan kimsenin mükafatı, Allah yolunda cihad eden kimsenin mükafatından daha fazladır.
14- Cömert, yemeğini yesinler diye halkın yemeğini yer. Ama cimri, yemeğini yemesinler diye halkın yemeğini yemez.
15- Biz tıpkı Resulullah(sav) gibi verdiği sözü yerine getirmeyi kendisi için borç bilen bir Ehl-i Beytiz.
16- Öyle bir gün gelir ki, afiyet(rahatlık) on cüz’ olur. Dokuz cüz’ü insanlardan uzaklaşmakla ve bir cüz’ü de susmakla sağlanır.
17- Hilim (olgunluk) ve ilim, derin anlayışın nişanelerindendir. Susmak, hikmet kapılarından bir kapıdır. Susmak (boş yere konuşmamak) muhabbbet kazandırdığı gibi her hayrın da kılavuzudur.
18- Cimrinin rahatlığı, kıskancın lezzeti, çabuk usananın vefası ve yalancının da yiğitliği olmaz.
19- İmanın dört rüknü vardır: Allah’a tevekkül etmek, Allah’ın kazasına rıza göstermek, Allah’ın emrine teslim olmak ve herşeyi Allah’a havale etmek.
20- İman, farzları yerine getirmek, haramlardan kaçınmak, kalple Allah’ı tanımak, dille ikrar etmek ve azalarla amel etmektir.
21- Kur’an Allah’ın kelamıdır, ondan ileriye geçmeyin ve ondan başka bir şeyde hidayeti aramayın yoksa dalalete (sapıklığa) düşersiniz.
22- Hırs ve hasetten kaçının, çünkü geçmiş ümmetleri bu iki sıfat helak etmiştir; cimrilikten sakının; o mü’min ve hür insanda bulunmayan bir afettir ve imana aykırıdır.
23- Susmak bir nevi hikmettir. Boş yere konuşmamak muhabbeti artırdığı gibi, her hayrın da rehberidir.
24- Dosta karşı alçak gönüllü, düşmana karşı tedbirli, halka karşı da güler yüzlü ol.
25- Allah,boşuna cedelleşmeyi, israfı ve ağız açmayı sevmez.
26- Şarap içenle oturup kalkma; ona selam da verme.
27- Günahtan tevbe eden, günah işlemeyen kimse gibidir.
28- Altı şey olmadan altı şey alay sayılır: * Herkim kalpten pişman olmadan diliyle bağışlanmasını dilerse kendisiyle alay etmiştir. * Herkim Allah’tan tevfik ister, ciddiyet göstermezse kendisiyle alay etmiştir. * Herkim ihtiyatlı olmak ister, sakınmazsa kendisiyle alay etmiştir. * Herkim Allah’tan cenneti niyaz eder, sakıntılarda sabırlı olmazsa kendisiyle alay etmiştir. * Herkim cehennemden Allah’a sığınır, dünyevi lezzetleri terketmezse kendisiyle alay etmiştir. * Herkim Allah’ı zikreder, ona kavuşmaya aşık olmazsa, kendisiyle alay etmiştir.
29- Malın en iyisi, haysiyeti korumak için harcanandır.
30- “Peygamberlerin silahına sarılın.” Nedir Peygamberlerin silahı? diye sorulduğunda: “Dua’dır.” diye cevap verdi.
31- Aklın en üstün mertebesi, insanın kendi nefsini tanımasıdır.
1- Kim bir işe şahit olur da onu sevmezse o işte bulunmayan kimse gibi olur. Kim de bir işte bulunmayıp da o işe razı olursa, o işte bulunan kimse gibi olur.
2- Kim bir konuşanı dinlerse, ona tapmış olur. Konuşan Allah’tan konuşursa, dinleyen Allah’a tapmış olur; konuşan Şeytan’ın dilinden konuşursa, dinleyen Şeytan’a tapmış olur.
3- İmam dostlarından birine şöyle yazdı: “Bu dünyada birbirimizden ayrıyız. Ama (ahirette) kimin fikri ve inancı, arkadaşının fikir ve inancının aynısı olursa, nerede olursa olsun o da onunla birlikte olur. Asıl yerleşme yurdu, ahiret yurdudur.
4- Tövbeyi geciktirmek, aldanmaktır. Vazifeleri hep sonraya ertelemek ise şaşkınlıktır.
5- (Günah işlemek amacıyla) Allah’a karşı bahane aramak, helak olmaya sebep olur.
6- Günah işlemekte ısrar etmek, kendini Allah’ın tuzağından güvende bilmenin sonucudur. (Oysa) “... Allah’ın tuzak kurmasından, hüsrana uğrayan topluluktan başkası güvende olmaz.” (A’raf-99)
7- Kulların şükrü kesilmezse, Allah’ın bağışının kesilmeyeceğini bilmiyor musun?
8- Bir şeyin (işi) sağlamlaşmadan önce açıklamak, o şeyin (işin) bozulmasına sebep olur.
9- Mü’min, Allah’tan olan bir başarıya, nefsinden olan bir ögütçüye ve nasihatçının da nasihatını kabul etmeye muhtaçtır.
10- Adamın biri: “Bana nasihat edin.” deyince İmam (as): “Kabul eder misin?” diye sordu. O adam: “Evet, kabul ederim.” dedi. İmam şöyle buyurdu: “Sabrı kendine yastık et, fakirlikten çekinme, şehvetleri (lezzetleri) terket, heva ve hevese muhalefet et ve bil ki, Allah’ın gözünden uzaklaşamazsınız. Öyleyse nasıl bir halde olacağına dikkat et.”
11- Eğer cahil susarsa, insanlar ihtilafa düşmez.
12- Bir insanın hain sayılması için hainlerin güvendiği şahıs olması yeter.
13- Dört sıfat insanı bir iş yapmaya muktedir kılar: Sıhhat, Zenginlik, İlim ve Allah’ın yardımı.
14- Zulmü yapan, ona yardım eden ve ona razı olan o zulümde ortaktırlar.
15- Halkın mükafatı, Allah’ın mükafatından sonra ve rızası da Allah’ın rızasından sonra gelir.
16- Allah’ın muhabbeti halkın bir çoğuna düşman olmayı gerektirir.
17- Kefili Allah olan bir kimse nasıl zayi olabilir?! Allah’ın takip ettiği bir kimse nasıl kurtulabilir?!
18- İlim Alimin elbisesidir, o halde bu elbiseden asla çıkmamalısın.
19- Senin heva ve hevesine uyup da doğru yolu senden gizleyen kimse, sana zulüm yapmıştır.
20- Mü’minin izzeti, halktan bir şey dilememesidir.
21- Kim bilmediği bir işi yapmaya kalkışırsa, islahdan ziyade ifsad eder.
22- Kim bir işin giriş yollarını bilmezse, çıkış yolları da yüzüne kapanır.
23- Şükrü yapılmamış bir nimet, bağışlanmamış bir günaha benzer.
24- Allah’ın en iyi bağışı afiyettir.
25- Nefsinin isteklerine uyan bir kimse, sapmaktan emanda olamaz.
1- Allah-u Teala’nın kulun kendisini çağırmasını istediği bazı yerler vardır; kim o yerlerde dua ederse, duası kabul edilir, Hz.Hüseyin(as)’in haremi de o yerlerden biridir.
2- Kim Allah’tan çekinirse, ondan çekinirler. Kim Allah’a itaat ederse, ona itaat ederler. Kim yaratana itaat ederse, yaratığın gazabından korkmaz. Kim Allah’ı gazaplandırırsa, yaratığın kendisine gazap edeceğine yakin etmelidir.
3- Şükredenin şükrünün verdiği mutluluk, şükre sebep olan nimetin verdiği mutluluktan daha çoktur. Çünkü nimet metadır, şükrü ise hem nimettir ve hem de mükafat.
4- Allah dünyayı musibet, ahireti ise mükafat evi kılmıştır. Dünya musibetini, ahiret sevabının sebebi ve ahiret sevabını da, dünya musibetinin bedeli kılmıştır.
5- Yumuşak akıllı zalimin, yumuşaklığı vasıtasıyla zulmünü affetrmesi mümkün olduğu gibi, haklı sefih’in (ahmakın) akılsızlığı da, onun haklı olmasını gösteren nuru söndürebilir.
6- Sana sevgi besleyip görüş belirleyenin görüşüne uy.
7- Kendi kadrini bilmeyenin şerrinden emin olma.
8- Dünya bir pazardır, bazıları orada kazanır, bazıları ise zarar görür.
9- Kim Allah’ın, elemli cezasından emin olursa, tekebbür eder; öyle ki, sonunda O’nun kazasına ve geçerli emrine duçar olur.
10- Kendini beğenen kimseyi yeren çok olur.
11- Fakirlik, ihtiras ve ye’sten (Ümitsizlikten) ibarettir.
12- Hayırdan daha hayırlı, o hayırı yapandır. Güzel sözden daha güzel, onu söyleyendir. İlimden daha değerli, onu taşıyandır. Kötüden daha kötü, şerr amelde bulunandır...
13- Kim Allah tarafından günah işlemeğe mecbur kılındığını zannederse, kendi günahını Allah’a maletmiştir ve Allah’ı, günahkarları cezalandıracağı için zulme nisbet vermiştir.
14- Başıboşluğun doğuracağı pişmanlığı hatırlayarak ihtiyatlı ve ileri görüşlü ol.
15- Hased, iyi amelleri mahveder ve halkın gözünde insanı menfur kılar.
16- Anne ve babaya karşı gelmek, fakirliğe ve zillete sebep olur.
17- Allah’a itaat eden kimse, halkın gazabına aldırış etmez. Allah’ı gazaplandıran ise bilsin ki halkın gazabına müstehak olur.
18- Talebe ve öğretmen, ilmin ilerlemesinde ortaktırlar.
19- Can vereceğin anı aklına getir, ne dostunun sana faydası olur ve ne de doktorlar seni ölümden kurtarabilir.
20- Niyetini doğrultmadan bir iş yapan kimsenin amelini Allah kabul etmez.
21- Nimetlerin kadrini bilerek onları koruyun ve onlara şükrederek artmasını isteyin.
22- Kim Allah’tan taraf açık bir delili olursa (yakin derecesine varırsa) kesip doğrasalar bile, dünya musibetleri ona kolay gelir.
23- Allah, dünyayı imtihan yeri, ahireti ise netice eve yapmış ve dünyanın imtihanını ahiret mükafatının sebebi kılmıştır...
24- Zenginlik, arzunun azlığı ve yetecek miktara razı olmandır.
25- Elinin altında olan bir kimseye kızmak alçaklıktır.
26- Şükreden, şükrettiği nimetten çok şükrüyle sevinmeli, çünkü nimetler geçici zevklerdir, oysa şükretmek kalıcı nimettir.
27- Halk, dünyada mallarıyla, ahirette ise amelleriyle tanınırlar.
28- Hased etmekten kaçın; çünkü onun tesiri sende zahir olur, düşmanındaysa bir tesiri olmaz.
29- Tabiatı bozulmuş insanlara artık hikmet tesir etmez.
30- Münakaşa, kökleşmiş dostlukları da bozar.
31- İncittiğin bir kimseden samimiyet bekleme. Aldattığın bir kimseden vefa bekleme.
32- Heva ve hevesine uyan, nefsinin; cahil de kendi dilinin esiridir.
33- Meşveret ettiğinde kendi düşünce ve dostluğunu senden esirgemeyen kimsenin sözünden çıkmamaya çalış.
34- Şaka, cahil insanların yaptığı ve ahmakların da eğlendiği bir iştir.
35- Kendini beğenmek, insanı ilim öğrenmekten alıkoyar.
1- Münakaşa etme; yoksa değerin yok olur. Şaka yapma; yoksa başkaları sana karşı cür’et kazanır (heybetin sarsılır).
2- Kim mecliste makamından aşağı bir yerde oturmaya razı olursa, yerinden kalkıncaya kadar Allah ve melekleri ona salat ederler.
3-