Diyanet İşleri Başkanına Açık Mektup
Diyanet işleri başkanı A.Bardakoğlu
bir gazeteye (Sabah-25.12.2005) verdiği özel demeçte kısaca :”İstanbul,Kars
,Ağrı,Van ve Iğdır da yaşayan Caferi cemaati için imam yetiştirmemiz
gerekiyor, Bu cemaatide bünyemize almalıyız …Caferi cemaate kendi mezheplerine
göre namaz kıldırmalıyız,Türk Aleviliği, şii geleneğinin bir uzantısı
olmayıp,türk Sünniliği içinde kültürel bir mistik öğe,Aleviliği bir mezhep
saymak bile mümkün değil” Demek suretiyle yıllardır yaptığı gibi Aleviliği yok
sayarak Alevileri Sünnileştirme politikasına devam ettiğini hatta tipik bir
muaviye kurnazlığıyla işi biraz daha ileri götürerek Alevileri Caferilerden
ayırmak isteğini açıkça dışa vurmuştur.OYSA; Anadoluda yaşayan ve kendisini 12
İmam dostu sayan,kendisini Alevi sayan her Alevi kendisinin Caferi olduğunu
söyler ve bu durum tarihi tüm yazılı belgelerle,dahası şifai beyanlarlada
sabittir.Bu noktada tek sorun Osmanlı devamında yeni kurulan Türkiye
Cumhuriyetinin de Alevileri yok sayarak Alevilere kendi dini anlayışlarını
yani Caferiliği öğretmemiş ve öğrenmesine de imkan vermemiş olmasından
kaynaklanmaktadır ve bu boşlukta İslam dışı kültürel öğelerle doldurulmuştur
ki bunu dahi devletin bizzat kendisi cemevlerine bütçe ve gizli örtülü
ödenekler ayırmak suretiyle yapmıştır.Burada hedef ve amaç açıkça
bellidir,Diyanetin ve arkasındaki güçlerin tek hedefi Alevileri Bektaşi
kalıpları içerisinde muhafaza etmek suretiyle uzun vadede Sünnileştirmeye
çalışmak ve Alevileri Şiilik yada Caferi terminolojisinden ayrı
tutmaktır.Zaten diyanet başkanı “Aleviliği Türk Sünniliği içinde kültürel bir
mistik öğe “olarak tanımlayarak bu sinsi amacını da açık etmektedir. Şimdi bu
sayın başkana soruyoruz:
1-Caferilerin sadece sayılan illerde olduğuna dair bir araştırmanız
varmı ?
2-Bu topraklarda binlerce yıldır Alevilerin kendilerini Caferi olarak
tanımlamalarını neden halen içinize sindiremiyorsunuz?
3-Yıllardır müslümanlara 4 hak mezhep var yalanıyla avutmuştunuz,şimdi
Caferiliğide buraya katma eğilimindesiniz bu şekilde söylemeyi unuttuğunuz
yada ihmal ettiğiniz başka gerçeklerde varmı ?
4-Caferilikle ilgili bu çıkışınızı Caferilerden tarihi hata nedeniyle
özür olarakmı algılayalım yoksa meceledeki ünlü kuralı hatırlayarak "
Sıkışırsa genişler" diyemi yorumlayalım?
5-Aleviliği Türk Sünniliğinin uzantısı olarak kabul etme hak ve
cüretini kimden alıyorsunuz?
6-Tanımınız doğrultusunda Kürt Alevilerini hangi kategoriye
koyacaksınız?
7-Hangi Caferi alim yada aydın sizden diyanete bağlanmayı istedi?
8-Kurumunuzun halk nezdindeki meşruluğunu Caferilere yer vererek mi
sağlamayı düşünüyorsunuz?
9-Böyle Muaviye kurnazı fikirler geliştirmek yerine İnsanların her
türlü inançlarını ifade etmesi ve öğrenmesi ve öğretilmesi için gerekli yasal
düzenlemelerin yapılması yönünde çaba harcamanız ve yasal düzenlemeler
yapılmasına çalışmanız İslami Takva anlayışına daha uygun olmaz mı?
10-Değilsiniz ya Hadi iyiniyetlisiniz diyelim ,yada gücünüz daha
ötesine yetmiyor diyelim bu durumda bu işlere hiç karışmasanız yada gölge
etmeseniz de zaten sıkıntılar içerisinde olan ülkemize bu şekilde bir baş
ağrısı daha çıkarmayarak katkı sağlamış olsanız daha iyi daha güzel değimli?
Son olarak sayın diyanet başkanı sözümüz size ve her anlayanadır:”
Bu tür sorunların çözümü iyiniyete,samimiyete,hoşgörülü olmaya ve bilgiye
bağlıdır,ARTIK ASİMİLASYONA YÖNELİK MUAVİYE KURNAZLIĞI SİYASETTEN VAZGEÇİN
VE ÖZELEŞTİRİNİZİ YAPIN,EĞER MUTLAKA BU KONUDA BİRŞEYLER YAPMA ÇABASI
İÇİNDEYSENİZ MİLLİ EĞİTİM BÜNYESİNE 12 İMAMLARIN İSLAMİ ANLAYIŞINI ANLATAN
DERSLER KOYUN SİZE TAVSİYEMİZ DİNSEL VE KÜLTÜREL GELİŞMELERİN ÖNÜNDEKİ YASAL
ENGELLERİ KALDIRIN VE İNSANLARA KENDİLERİNİ İSTEDİKLERİ GİBİ ÖZGÜRCE İFADE
EDEBİLMELERİNE OLANAK SAĞLAYIN , BUNU YAPARSANIZ BİRÇOK SORUNUN KENDİLİĞİNDEN
ÜSTELİK BÜTÇEYEDE HİÇ YÜK OLMAKSIZIN ÇÖZÜLECEĞİNİ GÖRÜRSÜNÜZ.YADA HİÇBİRŞEY
DÜŞÜNMEYEREK VE YAPMAYARAK DAHA FAYDALI OLABİLİRSİNİZ. Bu alemde her şey
görmek isteyene göre dizayn edilmiştir ama bunları gözler değil gönüller
görmektedir.Sayın başkan sakın mahşerde bu noktada bizleri suçlama çünkü her
şeyi kendi özgür iradenle söylüyor ve yapıyorsun;Biz Ehli Beyt dostları sana
ve senin gibilere söyleyeceğimiz asıl sözleri mahşere bırakıyoruz ve şimdilik
seni kınamakla yetiniyoruz. 25.12.2005
Ehli Beyt vakfı basın sözcüsü
Teoman Şahin