Bu sorunuzun cevabını sonraki sorularda gereken cevap verilmiştir. Diğer bazı bölümlerini de biz kısaca cevaplamaya çalışalım.
Ehl-i Beyt'in namaza ne kadar ehemmiyet verdiği, geceleri sabahlara kadar namaz ve ibadetle geçirmeleri inkar edilecek şey değildir. Ancak bu ayrı şeydir, namazın nasıl kılınması gerektiği veya nasıl kılınmasının câiz olduğu ayrı şey. Adı geçen sitede Turan hocanın da geniş bir şekilde belirttiği gibi namazların özel vakitleri vardır, müşterek vakitleri ve fazilet vakitleri. Biz, her fırsatta, ister Şîa, ister Sünnî kaynaklara dayanarak, namazların müşterek vakitte kılınmasının hiçbir sakıncasının olmadığını vurgulamakla birlikte, fazilet vakitlerinde kılınmasının daha faziletli ve daha çok sevaba mucip olacağını açık bir şekilde beyan ediyoruz. Caferi ilmihallerine bakan herkes de bunu açıkça görebilir. Ancak Allah ve Resulü'nün, özellikle bazı zaman ve zeminlerin de durumunu dikkate alarak ümmete lütfettiği bir ruhsat ve kolaylığı onların elinden almaya çalışmak, kraldan daha kralcı kesilmek olmaz mı?
Sonra, eğer hadislerde Allah Resulü'nün, her hangi bir zaruret olmadığı zamanlarda dahi, ümmete kolaylık olsun diye böyle bir uygulamaya baş vurduğu açık açık beyan edildiği halde, hâlâ, bunun sadece zaruret zamanında câiz olduğunda ısrar edenlere şaşmamak elde değil doğrusu! Bu kardeşlerimiz bu yersiz ısrar yerine söz konusu hadisleri senet ve muhteva açısından çürütmeğe çalışsınlar (tabi eğer becerebilirlerse). Aksi takdirde bu tür ısrar ve itirazlar, abesle iştigalden başka bir şey değildir.
"İmâmların nasıl namaz kıldığını öğrenmemiz gerekir" diyorsunuz. Çok doğru. Keşke hep birlikte gayret edip de o İlâhî insanların her konuda nasıl davrandıklarını öğrenmeğe çalışsak. Fakat faraza onların bu konuda istisnasız daima her namazı kendi fazilet vaktinde kıldıklarını tespit etmekle birlikte, onların, müşterek vakitte kılmanın da hiçbir sakıncası yoktur dediklerini görürsek, bu ruhsattan istifade etmek isteyen kimselere de itiraz hakkımız yoktur. Evet Arapça biliyorsanız eğer bu hakikatleri Ehl-i Beyt'in hadislerinde açık bir şekilde kendiniz müşahede edebilirsiniz.