Kudsî bir hadiste Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır: "Ben en iyi ortağım. Kim hem benim için, hem de başkası için amel ederse, ben kendi payımı öbür ortağa devrederim ki onun için amel eden kimse, mükafatını ondan alsın!" (Vesâil-üş Şia, c.1, s.72) Evet herhangi bir şeyi veya herhangi bir kimseyi Allah'ın yanında ona ortak koşmak, Allah-u Teâlâ'ya hakaret sayılır. Düşünün bir kimse size "Ben sizi ve filan taşı seviyorum" derse, bu size hakaret sayılmaz mı? Yine size "Hazırladığım yemekten hem sizin yiyin hem de kedim yesin" derse, bunu kendinize karşı yapılmış bir saygısızlık ve küstahlık olarak algılamaz mısınız? Kadı ki Allah-u Teâlâ'nın insana verdiği emir ve nehiylerden maksat, insanın kedisinin ilerlemesi ve kemale ermesidir. Şirk ve gösteriş ise insanın gerilemesi ve bedbaht olmasına sebeptir. Eğer bir fare, bir tencere yemeğin içerine düşerse, o yemeğin hepsi pislenir ve artık kimse onu yemeğe yanaşmaz. Bir arkadaş şöyle diyordu: Bir gün uçakta olduğumuz bir sırada, uçağın hareketinden önce aniden uçakta olan bütün yolcuları ve eşyalarını dışarıya çıkardılar. Sebebini sorduğumuzda, "Uçağın içerisine bir fare sızmıştır" dediler. "Peki bir fareden ötürü bu kadar yolcu neden dışarıya çıkarıldı?" dediğimizde "Çünkü dediler, fare uçağın kablolarını çiğneyip uçağın arızalanmasına veya uçağın havaalanıyla bağlantısının kopmasına yol açabilir!!" Evet şirk ve riya faresi de ihlas kablosunu çiğneyerek kul ile rabbi arasındaki kulluk bağını koparır!!