Gerçi bazı kimseler "insan hür iradeye sahip olduğunu zannetse dahi, mecbur yaratılmıştır ve kendisinde hiçbir serbestlik ve iradesi söz konusu değildir" deseler de insanın serbest ve irade sahibi olduğu tartışma götürmez bir gerçektir. İnsanın hürriyet ve serbestliğini gösteren bir çok delil vardır ki bunlardan sadece bir kaçına değinmekle yetiniyoruz: a) her insan bazen bir iş yapmak istediğinde tereddüt yaşar ve yapsam mı, yapmasam mı diye şüpheye düşer. Bu şüphe ve tereddüdün insanda meydana gelişi onun seçme gücüne ve hür iradeye sahip olduğunu gösterir, aksi takdirde böyle bir tereddüde kapılmasının bir anlamı olmazdı. b) Bazen de insanlar yaptıkları bazı işlerden dolayı birbirlerini eleştiri yağmuruna tabi tutmaktadır. Bu da yine insanın seçmede serbest olduğunu ve istediğinde söz konusu fiili terk edebileceğini göstermektedir. c) Bir çok zaman insan önceden yaptığı bir takım işler ve takındığı bir çok tavırdan dolayı pişmanlık duyar. Bu pişmanlık onun serbest ve hür olduğunu ve istediği takdirde o fiilileri yapmayabilir olmasının bir delilidir: Nitekim duyduğu pişmanlık ve "Keşke yapmasaydım" deyişi de bunun bir delilidir. d) Bütün insanlar, çocuklarını eğitmeye çalışmakta veya eğitilmesi için onları eğitimcilere, öğretmenlere teslim ediyorlar. Bu da yine insanın seçme gücüne sahip olduğunu ve bir takım yanlış ve kötü işleri bırakıp iyi işlere yönelebileceğini ve doğru istikamette hareket edebileceğini ve anne babanın da buna yürekten inandığını göstermektedir. Aksi takdirde bu işin maddi ve manevi zorluklarına katlanmazdılar. Evet bu şüphe, eleştiri, pişmanlık ve eğitim, insanın hür iradeye sahip odlunun apaçık delillerdir. Kaldı ki özgür olmak ve istediği şeyi yapabilme imkanına sahip olmak, sadece insan değil hatta hayvanların dahi her zaman arzuladığı bir şeydir. Düşünün bir kafese konulan bir kediye dünyanın en lezzetli yemekleri dahi verilse, yine de rahatlamaz ve sokakta, caddede en basit yiyecekleri yeyip serbestçe dolaşmayı, kafes içinde yiyeceği en güzel yemeklere tercih eder. Yine düşünün insan cennette serbest ve hür olmasaydı, bundan hoşnut olur muydu)? Nitekim mu'minler cennette gireceklerinde, serbest olacakları için Allah'a şükrederler: "Onlar (cennet ehli): Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah'a hamdolsun… derler." (Zumer, 74) Bununla birlikte insan Allah'ın kuludur ve onun emir ve nehiylerine itaat etmelidir. Eğer insanın serbestliğinin bir sınırı olmaz ve insan yetkisini nefsinin veya şahsi arzularının veya başkalarının isteklerine teslim ederse, helaket ve bedbahtlık deresini yuvarlanmış olur. Evet özgürlük ve serbestlik İlahi emirler ve akıl çerçevesinde işlemelidir ki başkalarının özgürlük ve serbestliğine engel olmasın.