Evvela eğer insanın kendisinin sözleri etkili değilse ve başka birisinin daha etkili olabileceğini düşünüyorsa, ondan bu işi yapmasını istesin. Hz. Musa Fravun'atebliğ etmekle görevlendirildiğinde, Allah-u Teâla'dan kardeşi Hz. Harun'u daha fasih ve etkileyici konuştuğu için, kendisine yardımcı vermesini istiyor. Kur'ân'da Hz. Musa (a.s)'ın dilinden bunu şöyle naklediyor: "Kardeşim Hârun var ya, o benden lisanca daha etkilidir/benden daha güzel konuşur. Onu da benimle yardımcı olarak gönder ki beni tasdiklesin…" (Kasas, 34) Saniyen, bazen bir defa etkili olmayabilir, ama eğer değişik şekillerde ve değişik üsluplar kullanılarak tekrar edilirse belki etki yapar. Nasıl ki bazen ağaca bir defa balta vurmakla kesilmez,ama darbeler tekrarlanırsa kesilir. Kur'ân-ı Kerim de şöyle buyuruyor: "Biz, gerçeği, Kur'ân'da türlü biçimlerde ifade ettik ki, düşünüp anlayabilsinler…" (İsrâ, 41) Salisen, belki de etkili olmayışı bizim yanlış üslubumuzdan da kaynaklanabilir. Evet iyiliğe emretme ve kötülükten sakındırmanın bir takım şartları ve kuralları vardır ki onları mutlak dikkate almamız gerekir. Her münkerle farklı biçimlerde mücadele etmek gerekir. İnsanın elbisesi, üzeri bazen toz toprakla kirlenmiş olabilir bazen de baca karakurasıyla. Her ikisini temizlerken aynı yöntem kullanılırsa, yanlış sonuç alınır. Birincisini temizlerken silkerek, vurarak temizlememiz gerekirken, ikincisini üfleyerek temizlememiz gerekir. Eğer ikincisinde de elimizle temizlemeye kalkışırsak, hem elimiz siyahlaşır hem de elbisemiz. Kur'ân-ı Kerim de "Evlere kapılarından girin" (Bakara, 189) Yani her eve kendine has kapısından girmek gerekir. Rabien, insanları yanlışlarından ve haramlardan alıkoymaya çalışırken, doğru ve helal yolu da onlara göstermek gerekir. Kur'an-ı Kerim Hz. Lut (a.s) hakkında şöyle buyuruyor: "Lût'un kavmi koşarak onun yanına geldi. Bunlar daha önce de kötülükler yapmışlardı. Lût dedi ki: "Ey toplumum! İşte şunlar kızlarım. Onlar sizin için daha temiz. Allah'tan korkun da misafirlerim önünde beni rezil etmeyin…" (Hud, 78) Evet Lut (a.s) bir taraftan evine gelen misafirlere yanlış yapıp onlarla haram olan meşhur çirkin işlerini yapmak isteyen kavmini, bu çirkin ve haram fiillerinden sakındırırken, diğer taraftan helal olan yolu onarla göstermekten geri durmuyor (kızlarıyla evlenmelerini öneriyor).