O Şah-ı Mazlum'a Acımadın mı?!

 

Haksız kalkan eller kırılacaktır

Kanlı akan fırat durulacaktır

Mazlûm hakkı elbet sorulacaktır

O Şâh-ı Mazlûm'a acımadın mı?

 

Hak bâtıla doğru akar mı sandın?

Su kendi bendini yıkar mı sandın?

Gül, Hak'tan ayrılsa, kokar mı sandın?

O Şâh-ı Mazlûm'a acımadın mı?

 

Haccı yarı kesti, kıyâma geldi

Lütfetti İmâm'ım rüyâma geldi

Çatlatmayın beni, burama geldi

O Şâh-ı Mazlûm'a acımadın mı?

 

Kan gölü eyledin Yezit orayı

Ne çok seviyorsun mülkü parayı!

Başına yıkılır zâlim sarayı

O Şâh-ı Mazlûm'a acımadın mı?

 

Hüseyin topladı Şialarını

Terk edip geldiler yuvalarını

Yaptılar son defa duâlarını

O Şâh-ı Mazlûm'a acımadın mı?

 

İmâm sesleniyor: "Dileyen gitsin

Gitmeyenler kalsın, bu zillet bitsin.."

İte haksızlıktır, desem bir itsin

O Şâh-ı Mazlûm'a acımadın mı?

 

Mekke'den Kûfe'ye göç katar katar

Hüseyin canını Allah'a satar

Bir insan olamaz bu kadar beter

O Şâh-ı Mazlûm'a acımadın mı?

 

Kerbelâ çölünde İmâm'ın nâ'şı

Onun için döker ümmet göz yaşı

Yezitlerin ancak zulümdür işi

O Şâh-ı Mazlûm'a acımadın mı?

 

Mehmet, görmez oldu hakkı gözleri

Esir oldu Peygamber'in kızları

Soldu susuzluktan o gül yüzleri

O Şâh-ı Mazlûm'a acımadın mı?

 

                            Mehmet Demirer