<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alevisesi.com</title>
	<atom:link href="http://www.alevisesi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.alevisesi.com</link>
	<description>Alevilik, Hz. Ali (a.s)&#039;ın yolundan gitmektir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 May 2012 15:20:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>TFF&#8217;nin Ayak Oyunları Sürüyor</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/tffnin-ayak-oyunlari-suruyor.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/tffnin-ayak-oyunlari-suruyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Apr 2012 09:43:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1969</guid>
		<description><![CDATA[TFF&#8217;nin Ayak Oyunları Sürüyor Bugün (30.04.2012) TFF başkanı şike sürecinde yeni açıklamalar yaptı. 58.madde değiştirilerek takımların küme düşmesinin önlendiğini söylemeye çalıştı, tüm takımları disiplin kuruluna sevk edildiğini ama sahaya yansımış şike olmadığınıda söyleyerek disipline sevkte samimi olmadıklarınıda göstermiş oldu, neden tüm takımlar anlaşılamadı, ilk etik kurulu görüşünden neden vazgeçti açıklanamadı, puan silme nasıl ve ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TFF&#8217;nin Ayak Oyunları Sürüyor</p>
<p>Bugün (30.04.2012) TFF başkanı şike sürecinde yeni açıklamalar yaptı.</p>
<p>58.madde değiştirilerek takımların küme düşmesinin önlendiğini söylemeye çalıştı,</p>
<p>tüm takımları disiplin kuruluna sevk edildiğini ama sahaya yansımış şike olmadığınıda söyleyerek disipline sevkte samimi olmadıklarınıda göstermiş oldu,</p>
<p>neden tüm takımlar anlaşılamadı,</p>
<p>ilk etik kurulu görüşünden neden vazgeçti açıklanamadı,</p>
<p>puan silme nasıl ve ne zaman olacak anlaşılamadı,</p>
<p>anlaşılan şu</p>
<p>TFF de</p>
<p>bizans ayak oyunları devam ediyor,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/tffnin-ayak-oyunlari-suruyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emperyaller İstedi diye Aleviler Savaşmaz</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/emperyaller-istedi-diye-aleviler-savasmaz.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/emperyaller-istedi-diye-aleviler-savasmaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2012 11:25:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1956</guid>
		<description><![CDATA[Gündemi izleyenler farkındadırlar son aylarda Türkiye komşusu Suriye&#8217;ye karşı sürekli kışkırtılıyor. Batı basını sırt sıvazlayarak Suriye üzerinde Türkiye kullanılarak baskı uyguluyor savaş çığlıkları atıyor. AKP hükümetide bu emperyallere neresinden bağlı bilmiyoruz aynen aynı savaş çığlıklarını atıyor. Güya Suriyede demokrasi isteniyormuş&#8230; Peki neden aynı demokrasiyi Suud için, Katar için istemiyorsunuz? Neden bu istemi Suriye halkına bırakmıyorsunuz? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.alevisesi.com/emperyaller-istedi-diye-aleviler-savasmaz.html/samerdo-373-x-236" rel="attachment wp-att-1961" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1961" title="SAMERDO (373 x 236)" src="http://www.alevisesi.com/wp-content/uploads/2012/04/SAMERDO-373-x-236.jpg" alt="" width="373" height="236" /></a></p>
<p>Gündemi izleyenler farkındadırlar son aylarda Türkiye komşusu Suriye&#8217;ye karşı sürekli kışkırtılıyor. Batı basını sırt sıvazlayarak Suriye üzerinde Türkiye kullanılarak baskı uyguluyor savaş çığlıkları atıyor.</p>
<p>AKP hükümetide bu emperyallere neresinden bağlı bilmiyoruz aynen aynı savaş çığlıklarını atıyor.</p>
<p>Güya Suriyede demokrasi isteniyormuş&#8230;</p>
<p>Peki neden aynı demokrasiyi Suud için, Katar için istemiyorsunuz?</p>
<p>Neden bu istemi Suriye halkına bırakmıyorsunuz?</p>
<p>İnsan hakları ihlali varmış&#8230;</p>
<p>Bir ülkeye silahlı militanları sokar ülkenin ordusunu polisini vurursanız o ülkenin kendisini savunma hakkı yok mudur?</p>
<p>Güneydoğudaki insan hakları ihlalinden farklı ne görüyorsunuz? Güneydoğuda meşru müdafa hakkı varsa ki var bunu Suriyeden neden esirgiyorsunuz?</p>
<p>Daha 6 ay önce kardeş dediğin lidere şimdi ne değiştide savaş narası atıyorsun?</p>
<p>Kim için? Kim istiyor?</p>
<p>İsrail lobicisi Liebermanla buluşup ne konuşuyorsunuz?</p>
<p>CIA ajanları ikide bi gelip size ne söylüyor?</p>
<p>Türkiyede kimse komşusuyla sorun yaşamak istemiyor savaşı hiç kimse istemiyor.</p>
<p>EY HÜKÜMET BİL Kİ,</p>
<p>Gözü dönmüş emperyallerin KİRLİ hedefleri için ise hiç kimse savaşmaz.</p>
<p>SÖZDE MÜSLÜMANLARI KANDIRABİLİRSİNİZ,</p>
<p>BİZ ALEVİLER ASLA  KANDIRAMAZ VE SAVAŞTIRAMAZSINIZ,</p>
<p>KARAR ALIRKEN BUNU HESABA KATIN,</p>
<p>HİÇBİR KİRLİ ÇİRKİN ÇÜRÜK İŞİNİZE BİZ BULAŞMAYIZ,</p>
<p>ÇÜNKÜ BİZ BU VATANIMIZI SEVİYORUZ VE EMPERYALLERİN BÖYLE PİS OYUNLARINDAN HALKIMIZI KORURUZ&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/emperyaller-istedi-diye-aleviler-savasmaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İğfal Edilen Kavram; Devrim</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/igfal-edilen-kavram-devrim.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/igfal-edilen-kavram-devrim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Apr 2012 18:12:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Atakan YILDIRIM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1951</guid>
		<description><![CDATA[Peter Theroux kayıp imam adlı kitabında Şii ve Sünni’yi şu cümlelerle tanımlıyor. &#8220;Bir Şii anamalcı olmayan bir muhaliftir. Muhalif oluşu inancının özünden kaynaklanan bir davranıştır. Hakları gasp edilmiştir. Ve kendisine seçenek olarak devrim yapmak, başkaldırmak bırakılmıştır yalnızca. Bir Şii ve Sünni arasında şöyle bir fark olduğu söylenir: Sünni doğarken gözü saltanattadır. Şii ise gözlerinde Kerbela [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peter Theroux kayıp imam adlı kitabında Şii ve Sünni’yi şu cümlelerle tanımlıyor. &#8220;Bir Şii anamalcı olmayan bir muhaliftir. Muhalif oluşu inancının özünden kaynaklanan bir davranıştır. Hakları gasp edilmiştir. Ve kendisine seçenek olarak devrim yapmak, başkaldırmak bırakılmıştır yalnızca. Bir Şii ve Sünni arasında şöyle bir fark olduğu söylenir: Sünni doğarken gözü saltanattadır. Şii ise gözlerinde Kerbela düşlerinin pırıltısı ile doğar. Onun içindir ki tarihi, sonu gelmez devrim ve ayaklanmalarla doludur.<br />
&#8221; Onurlu ve devrimci bir geçmişe sahiptir ehli- beyt taraftarları. Tıpkı Ehli- Beyt&#8217; in kendisi gibi. Devrim: küresel çeteler koalisyonu ve Nato&#8217;cu İslamcıların son zamanlarda en sık kullandıkları kavram. Devrim: onurlu bir gelecek için verilen mücadelenin, ,ezilen halkların esaretten özgürlüğe çıkışının adıdır.<br />
Gücünü ve desteğini Nato&#8217; dan, ilkel Suud&#8217; dan- ABD&#8217; den değil halkından alan hareketin adıdır. Devrim seçilmişler arasında seçmenin değil, kendisinden olanı özgürce seçmenin adıdır. Kendi öz toprağında halkının sevgisiyle yetişen nadide bir çiçektir. ABD Emperyalizmine ve küresel çetelere sadakat ve bağlılıklarını bildiren, kadınların otomobilin ön koltuğuna binince bekâretinin bozulacağına inanan ilkel zihniyetli ayak takımının ağzına alamayacağı kadar saygın bir kavramdır. Devrim: Fatıma&#8217; nın evini yakanların, ölümünden sonra biriktirdiği altınları mirasçıları tarafından baltalarla parçalanarak paylaşılanların, ülkesinin işgalini sarayının balkonundan seyredenlerin, ABD ve küresel çetelere bağlılıklarını bildirenlerin yolu değildir.<br />
Devrim: Kerbelada Hüseynin ölüme gülen yüzüdür. Darağacında Pir Sultanın Türküsü, Dersimde diz çökmeyen Seyit Rızanın feryadıdır. Orucunu açmak için birkaç hurmadan başka yiyeceği olmayan Ali&#8217;nin elindeki hurmayı, açım diye feryadı eden yoksula vermesidir. Horasanlı Seyidin ve acem halkının izzetli yürüyüşü, Lübnan&#8217;da Suriye&#8217;de, Bahreyn&#8217;de İran&#8217;da küresel çetelere, sömürgecilere baş eğmeyen halkların duruşudur. Vietnam&#8217;da, Küba&#8217;da Amerika&#8217;nın yediği tokat, Diyarbakır zindanlarında İbrahim&#8217;in sessizliğidir. Amerika&#8217;nın bahşettiği iktidar nimetiyle hayalini kurdukları saltanata ulaşan muhafazakâr güruh bunun karşılığını vermek ve kazandıklarını kaybetmemek adına canla başla ABD-İsrail ve emperyalizm karşıtı ülkeleri ve insanları yok etmek için her türlü yolu deniyor. Bazen devrim, özgürlük, insan hakları gibi kavramları iğfal ediyor. Bazen dini ritüelleri kullanarak muaviyenin yaptığı gibi Müslüman kostümü giyiniyor. Bazen en klasik ve en sevdikleri taktikleri olan bel altı çalışma yoluna gidiyorlar. Esad&#8217;ın ve Suriye halkının onurlu direnişini kıramayan tetikçiler ve efendileri her türlü ahlaksızlığa başvuruyor. Stüdyoda savaş sahnesi çekmekten tutun  &#8221;Suriye istihbaratı tarafından kaçırılan gazeteci&#8221; komplolarına kadar her türlü yöntemi kullanan Amerikan İslamcıları yinede çaresiz.<br />
Uluslar arası gözlemcilerin gözü önünde bağısız bir seçim yapılsa Esad&#8217; ın yüzde 76 nın üzerinde halk desteği alacağını bildikleri için çaresizler. Şii-Alevi halklarının, Rusya, Çin gibi antiemperyalist ülkelerin direnişçi ve devrimci duruşlarını gördükleri için çaresizler. Küresel emperyalist çeteler kazın ayağını bildiklerinden olsa gerek; postacıları ve taşeronları üzerinden Hz. Zeyneb&#8217; in meftun olduğu toprakları işgal etmeye çalışıyorlar. Her türlü yanıltma haber, silahlı çeteleri besleme, saygın kavramları kullanma tehdit&#8230; Nafile&#8230; Suriye&#8217;den on binlerce mültecinin kaçarak ülkemize sığındığı haberleri uluslararası kamuoyunu yanıltmak için düzenlenmiş bir senaryo değilse neden özgür basına açılmıyor bu kamplar. Bu ülkenin parlamenterlerine bile giriş yasağı varken, Amerikalı sanatçılar nasıl rahatlıkla gezip dolaşabiliyor bu kamplarda. Demokrasi havarisi kesilen hoşgörüsüz hükümet, Suriye&#8217;yi işgal toplantılarını destekleyenleri pohpohlarken, Suriye&#8217;nin işgaline karşı çıkan göstericileri neden biber gazıyla karşılıyor. Ne Amerika&#8217;nın yeşil doları ne Suudi&#8217;nin sarı altınları yetmez devrimci olmaya.<br />
Hele de doku uyuşmazlıkları varsa bu kutsal kavramla!!! &#8220;Yitik bir ülkeyi korumaya değil, yeniden kurulacak bir ülkeyi aşkla örmeye benzer devrimci olmak&#8221; diyor ya Ali Asker. İnançla, yürekle, onurlu bir kavgayla tutuşturulmuş bir meşaledir devrim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/igfal-edilen-kavram-devrim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sembolik Bir Dava</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/sembolik-bir-dava.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/sembolik-bir-dava.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 12:55:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1943</guid>
		<description><![CDATA[Sembolik Bir Dava 12 eylül 1980 darbesini yapanlardan iki emekli generalin yargılanmasına başlandı.Yaşları 90 a yaklaşmış iki general tutuksuz yargılanıyorlar ve ilk duruşmaya hasta oldukları gerekçesiyle gelmediler. 1980 askeri darbesi toplumun her kesimine zarar vermiş ve onbinlerce insanın mağdur olmasına sebep olmuştu. Şüphesiz darbecilerin yargılanması olumlu bir olay ama  yaşayan darbeciler sadece iki kişimi? diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.alevisesi.com/sembolik-bir-dava.html/12eylul-373-x-236" rel="attachment wp-att-1946" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1946" title="12EYLÜL (373 x 236)" src="http://www.alevisesi.com/wp-content/uploads/2012/04/12EYLÜL-373-x-236.jpg" alt="" width="373" height="236" /></a></p>
<p>Sembolik Bir Dava</p>
<p>12 eylül 1980 darbesini yapanlardan iki emekli generalin yargılanmasına başlandı.Yaşları 90 a yaklaşmış iki general tutuksuz yargılanıyorlar ve ilk duruşmaya hasta oldukları gerekçesiyle gelmediler.</p>
<p>1980 askeri darbesi toplumun her kesimine zarar vermiş ve onbinlerce insanın mağdur olmasına sebep olmuştu.</p>
<p>Şüphesiz darbecilerin yargılanması olumlu bir olay ama  yaşayan darbeciler sadece iki kişimi? diye sormadan edemiyoruz,</p>
<p>vede</p>
<p>YARGILAMA KONUSUNDA BİRAZ GEÇ KALMADIK MI?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/sembolik-bir-dava.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. İmam Hüseyin&#8217;in (a.s) Kur&#8217;anî Siması</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/hz-imam-huseyinin-a-s-kurani-simasi.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/hz-imam-huseyinin-a-s-kurani-simasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 19:43:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Musa AYDIN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1938</guid>
		<description><![CDATA[Bismillahirrahmanirrahim Elhamdu lillahi Rabbi’l-Alemin, Ves-salatı vesselamu ala Resulillahi Hatemen-nebiyyin. Ve ala alihit-tayyibine’t-tahirin. Ve lanetullahi ala e’daihim ecmein, minel-ane ila kıyami yevmi’d-din. &#160; Değerli mu’minler, Resul ve Al-i Resul sevdalıları, İmam Hüseyin aşıkları, bizleri bir kez daha bir Hüseyn meclisinde bir araya toplayan ve bu şerefe ve feyze nail kılan Yüce Rabbimize sosuz, şükürler, hamd u [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">Bismillahirrahmanirrahim</p>
<p>Elhamdu lillahi Rabbi’l-Alemin, Ves-salatı vesselamu ala Resulillahi Hatemen-nebiyyin. Ve ala alihit-tayyibine’t-tahirin. Ve lanetullahi ala e’daihim ecmein, minel-ane ila kıyami yevmi’d-din.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Değerli mu’minler, Resul ve Al-i Resul sevdalıları, İmam Hüseyin aşıkları, bizleri bir kez daha bir Hüseyn meclisinde bir araya toplayan ve bu şerefe ve feyze nail kılan Yüce Rabbimize sosuz, şükürler, hamd u senalar olsun.</p>
<p>Takdir edersiniz ki bugün burada müşahede ettiğimiz bu manzara, hepimizi mutlu etmiş, ileriye yönelik umutlarımızı kat kat daha artırmıştır. Hüseyn’in asırlar öncesinden yankılanan mazlumiyet nidalarına ve imdat taleplerine icabet eden ve lebbeyk diyenlerin sayısı her yıl, her ay, her gün geçtikçe daha da artmakta ve Hüseyn’in İlahi ve insani mesajları kalplerde ve canlarda daha çok yer etmektedir.</p>
<p>İmam Hüseyn için teşkil edilen meclisler, anmalar, yazılan kitaplar, romanlar, makale ve şiirler, düzenlenen programlar her zamankinden daha fazla artmakta ve Hüseyn’in ümmet-i Muhammediye’nin ortak değeri ve vazgeçilmez hazinesi olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.</p>
<p>Bu meclisimiz ve bu bugünlerde ülkemizin dört köşesinde düzenlenen ve düzenlenecek etkinlikler, bunun açık kanıtıdır.</p>
<p>İmam Hüseyn (a.s) hakkında yazılan bir roman, aylarca en çok satan kitap unvanını elde ediyorsa, bunun başka bir izahı var mı? Ellerin dert görmesin Ahmet Turgut kardeşim. Ellerin dert görmesin, Mehmet Yavuz kardeşim, gönlüne diline sağlık Ehlibeyt münadisi, Ehlibeyt aşığı Hatemi hocam. Ve kısacası Ehlibeyt’e hizmeti geçen, Hüseyn’in mazlumane nidasının insanımıza ulaşmasına katkıda bulunan yazarlarımız, şairlerimiz, ilim erbabımız, yayınevlerimiz, tv kanallarımız ve diğerleri, hepinize binlerce kez teşekkürler. Rabbim ecrinizi Hüseyn’in ceddinin eliyle inayet buyursun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hocalarım, değerli kardeşlerim, söylenmesi gereken birçok şeyi söylediler. Bendeniz, size İmam Hüseyn’in (s.a) Kur’anî simasını bir nebze tasvir etmeye, Kur’an ayetleriyle İmam’ın yüce ve nurlu şahsiyetine ışık tutmaya çalışacağım.</p>
<p>Önce şu önemli noktanın altını çizmem gerekir ki İmam Hüseyin, tıpkı ceddi Resulullah (s.a.a) ve babası Emirü’l-Mu’minin Ali (s.a) gibi canlı bir Kur’an’dı aslında. Zamanında Kur’an’ı her ketsen daha iyi anlayan ve yaşayandı. Kur’an’ın hakikatleri onda tecelli etmişti. Kur’an’ın bahsettiği hangi erdemi, ahlakı, fazileti, hikmet ve hükmü gösterebilirsiniz ki İmam Hüseyin’de tahakkuk bulmuş olmasın; kendini göstermiş olmasın?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dolayısıyla bizim anlatacaklarımız, ancak deryadan damla misalidir.</p>
<p>Elbette örnek olarak vereceğim ve Hz. Hüseyn’e tatbik etmeye çalışacağım ayetlerin her birisi üzerinde uzun uzun konuşmak mümkündür. Ancak zamanımızın kısıtlı olması hasebiyle, kısa geçmeye mecburum. İnşallah siz Hüseyn dostlarının feraset ve basireti bu eksikliği telafi eder, bu ayetlerin her biri İmam Hüseyn’e olan marifetimizi ve dolayısıyla muhabbetimizi artırır ve ona iktida ve ittiba azmimizi daha çok güçlendirir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1- Kur’an Halifetullahlık makamından bahseder Hz. Âdem’i yaratacağından bahsederken. Halifetullah olabilmek için, bir insanda bütün kemaller kuvveden fiile ulaşması gerekir. Yani insan-ı kamil olması gerekir. Her zamanda bu özelliğe sahip en az bir kişi olması gerekir ki yaratılış hedefini bulmuş olsun. Hz. Hüseyn’in zamanında ondan daha kamil, daha üstün, daha faziletli kim vardı? Demek ki zamanında yakinen halifetullah diyebileceğimiz yegâne şahsiyettir İmam Hüseyin. Bu gerçek diğer Kur’anî referanslardan da bahsettiğimizde daha iyi anlaşılmış olacaktır inşallah.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>2- Fatır suresinin 31. ayetinde şöyle buyuruyor:</p>
<p dir="rtl">وَالَّذٖى اَوْحَيْنَا اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ هُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ اِنَّ اللّٰهَ بِعِبَادِهٖ لَخَبٖيرٌ بَصٖيرٌ</p>
<p>“Sana vahyettiğimiz kitap, gerçektir, önceki kitapların gerçekliğini bildirmededir; şüphe yok ki Allah, kullarından haberdardır ve onları görür.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonra 32. ayette şöyle devam ediyor.</p>
<p>ثُمَّ اَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذٖينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَا فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِهٖ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِاِذْنِ اللّٰهِ ذٰلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَبٖيرُ</p>
<p>“Sonra kitabı, kullarımızdan seçtiklerimize mîras bıraktık; derken o kullardan nefsine zulmeden var ve onlardan orta halli olanlar var ve onlardan, bütün hayırlarda herkesten ileri giden-önde koşanlar var Allah’ın izniyle; işte bu, pek büyük bir lütuf ve ihsândır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu ayette bahsedilen seçilmiş kullar kimlerdir acaba? Bunu da yine Kur’an’dan öğrenelim. Al-i İmran suresinin 33. ayetinde şöyle buyuruyor:</p>
<p dir="rtl">اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰى اٰدَمَ وَنُوحًا وَاٰلَ اِبْرٰهٖيمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَمٖينَ</p>
<p>“Şüphe yok ki Allah, Âdem&#8217;i, Nûh&#8217;u, İbrahîm soyunu ve İmrân soyunu seçti, âlemlere üstün etti.”</p>
<p>Bu ümmete kadar devam eden seçilmiş nesil, Hz. İbrahim’in (a.s) soyudur. Bu ise kendini Resul ve Al-i Resul’de kendini göstermiştir. Demek ki Kur’an’ın gerçek mirasçıları, yani Kur’an’ı hakkıyla ve eksiksiz anlayan ve yaşayan onlardır.</p>
<p>Daha sonra kulları üçe ayırıyor: Nefsine zulmedenler, orta halli olanlar ve bütün hayırlarda her ketsen önde gidenler. Şimdi soralım. Kur’an’ın hakiki ve kamil mirasçıları bu üçüncü gruptan başkaları olabilir mi? Bellidir ki hayır. Yine soralım: Zamanında seçilmiş nesilden olan ve bu özelliğe (yani bütün hayırlarda önde olmaya) İmam Hüseyin’den daha layık birisi var mıydı? Açıktır ki hayır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>3- Benzer bir açıklama Vakıa suresinin başlarında mevcuttur. Orda da kulları üçe ayırarak şöyle buyuruyor:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةً</p>
<p>فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ</p>
<p>وَاَصْحَابُ الْمَشْپَمَةِ مَا اَصْحَابُ الْمَشْپَمَةِ</p>
<p>وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَ</p>
<p>اُولٰئِكَ الْمُقَرَّبُونَ</p>
<p>(Vakıa, 7-11)</p>
<p>Görüldüğü gibi tıpkı Fatır suresindeki gibi insanlar üçe ayrılıyor ve üçüncü grup her kesten önde olan, (hangi konuda, bütün hayırlarda) ve dolayısıyla Allah’a her ketsen daha yakın olan mukarreplerdir. Şimdi soralım, acaba zamanında bu özelliğe sahip olmaya Hz. İmam Hüseyin’den daha layık bir aday var mıydı? Açıktır ki hayır.</p>
<p>İlginçtir Vakıa suresindeki bu açıklamaların ardından şöyle bir cümle daha geçiyor:</p>
<p>ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّلٖينَ</p>
<p>وَقَلٖيلٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَ</p>
<p>“İlklerden birçoğu ve sonlardan birazı böyleydi.” (Vakıa, 13-14)</p>
<p>İlklerden maksat geçmiş ümmetler, sonlardan maksat ise İslam ümmetidir. Nitekim ahir zaman ümmeti İslam ümmetine deniyor.</p>
<p>Niye ilklerden bu özelliğe sahip çok, sonlardan azdır. Zira bir kere 124 bin Peygamber gelip geçmiştir; bir de bunlara vasilerini ilave ederseniz, rakam kabarmış olur. Ama bu ümmette böyle değil. Eğer bu ümmette bu ayetten bütün ümmet kastedilmiş olsaydı, az bir grup tabiri anlamsız olurdu. Nitekim aynı surenin 38. ayetinde “Ashabul-Yemin”den (yani orta hallilerden) bahsederken şöyle buyuruyor:</p>
<p>ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّلٖينَ</p>
<p>وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَ</p>
<p>“Bir grup ilklerden, * Bir grup da sonrakilerden.”</p>
<p>(Vakıa, 39-40)</p>
<p>Dolayısıyla orta halliler hem önceki ümmette, hem de bu ümmette çoktur. Bütün hayırlarda önde koşanlar ve Allah’a en yakın olanlardır ki azdır!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>4- Dördüncü ayeti yine Vakıa suresinden verelim:</p>
<p>اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَرٖيمٌ</p>
<p>فٖى كِتَابٍ مَكْنُونٍ</p>
<p>لَا يَمَسُّهُ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَ</p>
<p>“Şüphesiz o yüce Kur’an’dır. * Saklı bir kitapta (Levh-i Mahfuzda)dır. Ona (hakikatlerine) ancak tertemiz olanlar dokunabilir (idrak edebilir).”</p>
<p>(Vakıa, 77-79)</p>
<p>Hakikatleri Levh-i Mahfuz’da saklı olan Kur’an’ın bu hakikatlerine ancak mutahhar (tertemiz) olanlar dokunabilir. Yani idrak edebilir. Mutahharlar kimlerdir acaba? Önceki verdiğimiz ayetler buna yeteri kadar ışık tutmuyor mu? Seçilmişler, bütün hayırlarda önde koşanlar, Allah’a en yakın olanlardan başkası olabilir mi bunlar? Açıktır ki hayır. Kaldı ki Rabbimiz sadece bunlarla yetinmemiş ve olayı daha da netleştirmiş ki kimsenin en ufak bir şek ve şüphesi kalmasın. Burada ancak mutahharlar aslı saklı olan Kur’an’ın hakikatlerine dokunabilir buyururken, Ahzap suresinin 33. ayetinde “mutahharlar ancak Ehlibeyt’tir buyurmakta ve bu kavramla mutahharları somutlaştırmakta, sınırlandırmaktadır.</p>
<p>Hz. Hüseyin de bütün ümmetin ittifakıyla bu kavramın altına giren birkaç kişiden birisidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>5- Bu ayetleri bu şekilde okuduktan sonra şimdi meveddet ayetini okuduğumuzda manzara netleşiyor. Pazıl tamamlanıyor ve anlıyoruz ki neden Allah-u Teala bizzat Resul’üne emrediyor ki ümmetten risaletine karşılık olarak bir tek Ehlibeyt’in meveddet ve muhabbetini istesin. Hikmet sahibi Rabbimizin hikmet sahibi Resulü kanalıyla istediği bu karşılığın hikmeti ortaya çıkmış oluyor. Yani sırf Resul’ün torunları çocukları olduğu için değil. Bütün hayırlarda önde koştukları için, seçilmişlerdir, bütün hayırlarda önde koştukları için, Allah’a en yakın olanlardır; mutahhar olanlardır; Kur’an’ın mirasçısıdırlar. Hep önde gittikleri için arkada kalanlar elbette onları izlemelidir. Onları örnek ve önder edinmelidir. Bu da muhabbet olmadan olmaz. Muhabbet de marifet olmadan olmaz. Onlar hakkındaki bu Kur’anî referansları öğrenen bir kimsenin (bir de buna Resul’ün açıklamaları eklenirse), onları sevmemesi, hayırlarda, onları izlememesi mümkün mü?!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>6- Bu açıklamaların ışığında şu ayetleri de bir görelim. Acaba yukarıdakilerden başkası kastedilebilir mi? Ya da en azından en mükemmel örnekleri onlar değil mi?</p>
<p>يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقٖينَ</p>
<p>“Ey İman edenler, Allah’tan sakının ve sadıklarla-doğrularla birlikte olun.” (Tevbe, 119)</p>
<p>Sadıklar, ya da en sadıklar yukarıda bahsedilenler değil de kimdir? Bütün hayırlarda önde koşanlar, Allah’a en yakın olanlar, Mutahharlar, yani ehlibeyt, yani İmam Hüseyin değil de kimdir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>7- Aynı açıklamalar ışığında bir de şu ayete bakalım:</p>
<p>فَسْپَلُوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ</p>
<p>“Bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.” (Nahl, 43, Enbiya, 7)</p>
<p>Zikir, hakkında dört ihtimal verilmiştir. Bilgi; dolayısıyla zikir ehli yani bilenler. (Gerçi bu anlamda zikir Kur’an’ın hiçbir yerinde kullanılmamıştır. Ama bazıları böyle demiştir.</p>
<p>Zikir yani Kur’an; dolayısıyla Zikir ehli, yani Kur’an ehli. Zikir yani Allah’ı zikretmek, anmak. Zikir yani Resulullah; Talak suresinin 9. ayetinde geçiyor. Dolayısıyal Zikrin Ehli, Yani Resulullah’ın ehli, yani Ehlibeyt.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu dört mananın faraza hepsi doğru bile olsa, yine bunlarında hepsinde Ehlibeyt ve dolayısıyla Hz. İmam Hüseyin, tek veya en mükemmel fertleridir ZİKİR EHLİNİN!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çünkü eğer maksat bilgi ve ilim olsa, zamanının en alimi İmam Hüseyin değildi de kimdi? Kur’an olursa maksat, yine Kur’an’ı miras alan, Kur’an’ın hakikatleri idrak etmeye layık mutahhar olan onlar değil miydi?</p>
<p>Eğer maksat Resulullah ise, zaten onun ehli-ehlibeyti onlardan başkası mıdır?</p>
<p>Eğer maksat Allah’ı zikretmekse, onu anmaksa, Hüseyin en büyük zakirdir. Allah’ı yad eden, onu unutmayan, her şeyini ona göre ayarlar. Her şeyi ona endeksler. Her şeyini onun istediği şekilde dizayn eder. Onda fani olur. Öl dese ölür, kal dese kalır. En büyük zakir, en büyük aşık olandır. Ve Hüseyn “aşkın şehidi”ydi. O her şeyi ama her şeyi, kendisiyle birlikte maşukuna takdim etmemiş miydi?</p>
<p>Demek ki bilmiyorsak onlara soracağız. İlmin, irfanın membaı, kaynağı onlardır. Yolumuzu yordamımızı, istikametimizi onlarla belirleyeceğiz. Bunun için değil miydi ki Resul-i Kibriya Kur’an ve Ehlibeyt’i bize emanet etmiş ve onlara sarılmamızı emretmiş, sarıldığımız takdirde asla dalalete düşmeyeceğimizi garantilemiştir?</p>
<p>Bunun için “Hüseyn bendendir, ben de Hüseyn’denim” buyurmamış mıydı? Bunun için “Hüseyin hidayet meşalesi ve Kurtuluş gemisidir” buyurmamış mıydı?</p>
<p>Bunun için Hüseyin cennet gençlerinin efendisi buymamış mıdır? Hepsinden önde giden elbette hepsinin efendisi olacaktır, olmalıdır!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdi en başta Hüseyn “Halifetullah”tır sözümüz tam yerine oturmuyor mu?</p>
<p>Kur’an’dan daha birçok ayet gösterebiliriz, İmam Hüseyn’in nurlu simasını resmeden. O, Kur’an’da övülen ve yüceltilen alimlerin, en önde gelenlerinden değil midir?  (Mücadele, 11)</p>
<p>O Kur’an’da övülen ve üstün kılınan mücahidlerin serdarı değil midir? (Nisa, 95-96)</p>
<p>O Kur’an’da övülen, üstün kılınan ve diri olarak vasfedilen, şehitlerin efendisi değil midir? (Al-i İmran, 169-171)</p>
<p>O canlarını ve mallarını Allah’a satanların başında gelmiyor mu? (Tevbe, 111)</p>
<p>O “müstazafların kurtuluşu için mücadele edin” emrine her ketsen daha iyi ve daha mükemmel amel edenlerden değil midir? (Nisa, 75)</p>
<p>O savaş meydanının orta yerinde okların kılıçların, mızrakların önünde durarak kıldığı namaz ile namazı ikame edenlerin, ayağa kaldıranların, beyinlere kazıyanların en önünde gelmiyor mu? (Bakara, 3)</p>
<p>O marufa emreden, münkerden sakındıranların, ıslah için mücadele edenlerin ve tek başına da kalsa Allah için kıyam edenlerin öncüsü değil midir? (Al-i İmran 104, Hud 88, Sebe’ 46)</p>
<p>O hakkı Allah için tebliğ eden ve hiçbir kınayıcının kınamasından ve hiçbir kimseden korkmayanların en korkusuzu, en cesaretlisi, en şecaatlisi değil midir? (Maide 54)</p>
<p>O sabır ve sebatlarıyla, vefa ve sadakatleriyle, rıza ve teslimiyetleriyle Kitabullah’ta övülenlerin en kamil örneği değil midir?</p>
<p>Evet, yine özetleyerek bitireyim, o bizatihi, Kur’an’dır, canlı Kur’an’dır, yaşanmış Kur’an’dır.</p>
<p>Boşuna değildi ki Allah’ın Habibi, henüz dünyaya geldiği sırada onun masum simasına bakıp da gözyaşlarına gark olmuştu. Henüz vuku bulmamış olayı Cebaril haber verip onu üzüntü keder ve gözyaşına boğmuştu. Hem de defalarca. Onun ağlamasına bile tahammül edemezdi.</p>
<p>Peki ya  yaşanmamış, sadece haberi verilen bir olaya bu kadar kahrolan Habibullah, olup bitenleri bir de gözleriyle görseydi, ne hallere bürünürdü acaba?&#8230;..</p>
<p>Selam olsun, ona, onun yüce ceddine, babasına, anasına, abisine, kardeşlerine, vefalı ve sadakatli, yiğit evlatlarına, ashabına, yarenine. Ve Selam olsun bütün Hüseynilere…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/hz-imam-huseyinin-a-s-kurani-simasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Anayasada Diyanet Olmasın</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/yeni-anayasada-diyanet-olmasin.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/yeni-anayasada-diyanet-olmasin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 10:38:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1783</guid>
		<description><![CDATA[Yeni Anayasa yapılıyor sürece herkes davet ediliyor, işte bizim tavsiyemiz: DİYANET teşkilatı KAPATILSIN. Yeni anayasada diyanet teşkilatı olmasın. Faydalarına bakın; 1- Alevilerin ve diğer inanç gruplarının vergileri artık HARAM OLMAZ , çünkü hepimiz o maaşları haram ediyoruz alanlara (Diyanet harama önem veriyorsa haram yemekten kurtulur) 2- Dinsel alan özerkleşmiş olur ki buda çağın demokrasi anlayışına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-1789 aligncenter" title="ANAYASA00011 (373 x 236)" src="http://www.alevisesi.com/wp-content/uploads/2011/12/ANAYASA00011-373-x-236.jpg" alt="" width="373" height="236" /></p>
<p>Yeni Anayasa yapılıyor sürece herkes davet ediliyor, işte bizim tavsiyemiz:</p>
<p>DİYANET teşkilatı KAPATILSIN.</p>
<p>Yeni anayasada diyanet teşkilatı olmasın.</p>
<p>Faydalarına bakın;</p>
<p>1- Alevilerin ve diğer inanç gruplarının vergileri artık HARAM OLMAZ , çünkü hepimiz o maaşları haram ediyoruz alanlara (Diyanet harama önem veriyorsa haram yemekten kurtulur)</p>
<p>2- Dinsel alan özerkleşmiş olur ki buda çağın demokrasi anlayışına daha uygundur.</p>
<p>3- Camiler mahalle halkının kuracağı dernek yada vakıflara teslim edilir ve artık caminin giderlerinden o camiden yararlanan tüzel kişilik sorumlu olur, devlet bütçesindende onca yük kalkmış olur.</p>
<p>4- Maaşlı hocaların düşürdüğü kalite daha yükselir çünkü her cami derneği daha iyi daha bilgili hocayla çalışmak ister kalite artar.</p>
<p>5- Diyanet bünyesine sürekli sünni hoca alınıp diğer devlet kurumlarına atamalar biteceğinden dolayı eşitsizlikte ortadan kalkmış olur, işsizlik konusunda alevi sünni arasındaki eşitsizlik biraz daha azalır.</p>
<p>6- Devlet dine karışmayarak laiklik ilkeside kendi asli zeminine oturmuş olur ve bu tutarsızlık ikiyüzlülükte sona erer.</p>
<p>7- Diyanet kimi temsil ediyor? Diyanet kime hizmet ediyor? Diyanet açılımı, temsilci verelim gibi tartışmaların hepsi sona erer.</p>
<p>8- Gerçek İslam dinini her müslüman 10 kat daha iyi öğrenir&#8230;</p>
<p>Teklifimiz bu&#8230;</p>
<p>Var mısınız?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/yeni-anayasada-diyanet-olmasin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖSYS&#8217;ler Kalkarsa Aleviler Kaybeder</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/osys-ler-kalkarsa-aleviler-kaybeder.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/osys-ler-kalkarsa-aleviler-kaybeder.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 12:16:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1929</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan ve bakan efendiler! geçenlerde açıkladılar, ÖSYS&#8217;lerin kalkacağını söylediler. Bu tür sınavlar devlet nezdinde sahibi torpili bulunmayan mustazafların ilerlemesi için tek yoldur. Bu sınavlar kalkarda insiyatif belli kafadaki öğretmenlerin eline onların vereceği notlara kalırsa Alevi gençleri üniversitelere, önemli okul ve bölümlere asla giremezler&#8230; Cünkü Alevilere bakış konusunda Osmanlı&#8217;nın devamı olan aynı zihniyeti taşıyan bir sistem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.alevisesi.com/osys-ler-kalkarsa-aleviler-kaybeder.html/osym-haber-373-x-236" rel="attachment wp-att-1964" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1964" title="ÖSYM HABER (373 x 236)" src="http://www.alevisesi.com/wp-content/uploads/2012/03/ÖSYM-HABER-373-x-236.jpg" alt="" width="373" height="236" /></a></p>
<p>Başbakan ve bakan efendiler! geçenlerde açıkladılar, ÖSYS&#8217;lerin kalkacağını söylediler.</p>
<p>Bu tür sınavlar devlet nezdinde sahibi torpili bulunmayan mustazafların ilerlemesi için tek yoldur. Bu sınavlar kalkarda insiyatif belli kafadaki öğretmenlerin eline onların vereceği notlara kalırsa Alevi gençleri üniversitelere, önemli okul ve bölümlere asla giremezler&#8230;</p>
<p>Cünkü Alevilere bakış konusunda Osmanlı&#8217;nın devamı olan aynı zihniyeti taşıyan bir sistem var ve bu sistemin Alevileri durduramadığı tek alan bu tür sınavlardır.</p>
<p>Tüm platformlarda bu tür sınavların kaldırılmaması için çalışmalar yapılmalıdır.</p>
<p>Bu sınavları neden kaldırmak istediklerini anladınız mı?</p>
<p>BU APAÇIK,</p>
<p>MUAVİYE SİYASETİDİR&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/osys-ler-kalkarsa-aleviler-kaybeder.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerilim Üretmek İçin İşaretliyorlar</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/gerilim-uretmek-icin-isaretliyorlar.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/gerilim-uretmek-icin-isaretliyorlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 09:02:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1915</guid>
		<description><![CDATA[1978 yılında Kahramanmaraşta Alevi evleri işaretlenerek Alevi katliamları yapılmıştı, benzer bir olay 1979&#8242;da Çorumda da meydana geldi. Şimdi 2012 yılındayız ve bazı illerde Alevi evlerinin işaretlenmesinden bahsediliyor. Başlarda bu olaylara sessiz kalıp gündeme getirmedik ama bu tür işler sürekli gündeme taşınınca bu konuda mesaj vermek zorunluluğu duyduk. Alevi evleri işaretlenmeleri emperyalist güçlerin dünyada müslümanlar arasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.alevisesi.com/gerilim-uretmek-icin-isaretliyorlar.html/senaryo-373-x-236" rel="attachment wp-att-1923" rel="nofollow"><img class="wp-image-1923 aligncenter" title="SENARYO (373 x 236)" src="http://www.alevisesi.com/wp-content/uploads/2012/03/SENARYO-373-x-236.jpg" alt="" width="243" height="236" /></a></p>
<p>1978 yılında Kahramanmaraşta Alevi evleri işaretlenerek Alevi katliamları yapılmıştı, benzer bir olay 1979&#8242;da Çorumda da meydana geldi.</p>
<p>Şimdi 2012 yılındayız ve bazı illerde Alevi evlerinin işaretlenmesinden bahsediliyor.</p>
<p>Başlarda bu olaylara sessiz kalıp gündeme getirmedik ama bu tür işler sürekli gündeme taşınınca bu konuda mesaj vermek zorunluluğu duyduk.</p>
<p>Alevi evleri işaretlenmeleri emperyalist güçlerin dünyada müslümanlar arasında Alevi-Sünni ihtilafları çatışmaları çıkarmaya yönelik işlerdir. Tıpkı Irakta, Suriyede, Pakistanda ve benzer yerlerde yaptıkları gibi müslümanları iç savaşa sürükleyerek emperyalist emellerine kavuşmak istiyorlar, sömürü düzenlerini devam ettirmek istiyorlar.</p>
<p>Kendi aralarında kavgalı ve gerilim içinde yaşayan müslümanların emperyalist cephede zaafa düşeceklerini elbette biliyorlar ve bile bile bu tür siyasi provakasyonlar yapıyor yaptırıyorlar.</p>
<p>Yani bu işaretleri kimin yada kimlerin koyduğu bu aşamada çokta önemli değildir, belki birkaç sarhoşa yada işsize yada birkaç çocuğa bu işler yaptırılmış taşeron kullanılmış olabilir ama önemli olan bu işlerden üretilen gerilimin toplumun her kesimine yayılması ve toplumun teyakkuza geçirilmesidir.</p>
<p>Toplumun sağ duyusunu bozmak, gerilimi üretmek artırmak beslemek amaçlıdır.</p>
<p>Çorumdan biliyoruz ki Sünnilere Alevilerin cami yaktığı müslümanların yandığı yalanı bir Cuma namazında tüm camilere  ulaştırılmış ve Sünnilerin Alevilere doğru saldırması sağlanmıştı.</p>
<p>Bu haber öncesindede işaretleme türünden bu tip gerilim haberleri yayılmıştı, Sünniler olayın yalan olduğunu anladıklarında da zaten iş işten geçmişti. Geçen ay benzeri Suriye için yapıldı ve  Peygamberin doğum gününde bir camiye devlet güçlerinin saldırdığı ve müslümanların katledildiği yalanı yayıldı haber en çokta Türkiye medyasında yer buldu.</p>
<p>Türkiye önemli bir ülke ve emperyalist güçlerin tüm dünyada oynadığı oyunları burada oynamaması düşünülemez.</p>
<p>Bu nedenle bu tip işaretleme olaylarının dikkatlice izlenmesi fakat abartılmaması gerekir.</p>
<p>Onların amacı ayrılık tohumlarını canlı tutmak sürekli gündemde olmasını sağlamaktır ve bizler bu oyunlara düşmeyelim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/gerilim-uretmek-icin-isaretliyorlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitimin Süresini Değil Kalitesini Tartışalım</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/egitimin-suresini-degil-kalitesini-tartisalim.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/egitimin-suresini-degil-kalitesini-tartisalim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Mar 2012 14:08:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1908</guid>
		<description><![CDATA[Eğitimin Süresini Değil Kalitesini Tartışalım Milli eğitime yeni bir model önerildi daha doğrusu dikte edildi ve ortalık toz duman oldu her kafadan bir ses muhalefet bağırıyor iktidar inat ediyor arka planda sinsilik aranıyor yeni teklifler sunuluyor oysa asıl sorun kaç yıl eğitim değil eğitimin kalitesidir tabki başlama yaşı kaç yıl ne öğretileceği de önemlidir ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.alevisesi.com/egitimin-suresini-degil-kalitesini-tartisalim.html/meb01-373-x-236" rel="attachment wp-att-1920" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1920" title="MEB01 (373 x 236)" src="http://www.alevisesi.com/wp-content/uploads/2012/03/MEB01-373-x-236.jpg" alt="" width="373" height="236" /></a></p>
<p>Eğitimin Süresini Değil Kalitesini Tartışalım</p>
<p>Milli eğitime yeni bir model önerildi daha doğrusu dikte edildi ve ortalık toz duman oldu</p>
<p>her kafadan bir ses</p>
<p>muhalefet bağırıyor iktidar inat ediyor arka planda sinsilik aranıyor</p>
<p>yeni teklifler sunuluyor</p>
<p>oysa asıl sorun kaç yıl eğitim değil eğitimin kalitesidir</p>
<p>tabki başlama yaşı kaç yıl ne öğretileceği de önemlidir ama eğer ortalama bir kalite tutturulmamışsa kaç yıl eğitim konusu önemli olmaktan çıkıyor</p>
<p>şu an ülkemizde eğitimn konusunda temel sorun</p>
<p>4+4+4 yada 3+5+8 yada 1+8+3 değildir</p>
<p>SORUN EĞİTİMİN KALİTESİZLİĞİDİR</p>
<p>SORUN ÖĞRETMENLERİN NİTELİKSİZLİĞİDİR</p>
<p>SORUN BAŞTAN SONA KALİTESİZLİKTİR VE BU MECLİSEDE YANSIMAKTADIR</p>
<p>GELİN KALİTEYİ NASIL YÜKSELTECEĞİMİZİ ÖNCELİKLE TARTIŞALIM</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/egitimin-suresini-degil-kalitesini-tartisalim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stratfor</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/stratfor.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/stratfor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Mar 2012 10:34:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bilgihan OVA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1898</guid>
		<description><![CDATA[STRATFOR (STRATEJİK TAHMİNLER KURULUŞU) Stratfor Türkiye&#8217;ye dikkat&#8230; Geçen, 3.Dalga&#8217;da yazmıştım. Bilgi toplumunu ve kullandığı iletişim araçlarını. Stratfor&#8217;u yazmak gerek. Stratfor&#8217;u.. Stratfor: Bilgi toplumunun kullandığı iletişim araçlarından geçen, özellikle de internet yoluyla yapılan yazışmalar, gönderilen e-postalar ve e-postalara yapılan geri dönüşleri, ham olarak ele geçirip, &#8216;araklayan,aşıran,süpüren&#8217; burdadan elde edilen verileri işleyen, üzerinde stratejisyenlere analizler yaptıran ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>STRATFOR</p>
<p>(STRATEJİK TAHMİNLER KURULUŞU)</p>
<p>Stratfor Türkiye&#8217;ye dikkat&#8230;</p>
<p>Geçen, 3.Dalga&#8217;da yazmıştım.</p>
<p>Bilgi toplumunu ve kullandığı iletişim araçlarını.</p>
<p>Stratfor&#8217;u yazmak gerek.</p>
<p>Stratfor&#8217;u..</p>
<p>Stratfor: Bilgi toplumunun kullandığı iletişim araçlarından geçen, özellikle de internet yoluyla yapılan yazışmalar, gönderilen e-postalar ve e-postalara yapılan geri dönüşleri, ham olarak ele geçirip, &#8216;araklayan,aşıran,süpüren&#8217; burdadan elde edilen verileri işleyen, üzerinde stratejisyenlere analizler yaptıran ve bu bilgileri ABD Savunma Bakanlığı Pentegon&#8217;a ve İsrail&#8217;e sunan, arkasında Yahudi&#8217;lerin olduğu, bir kuruluş..</p>
<p>Aşağı yukarı hemen her gün hepimizin bi şekilde kullandığı, e -postalardan &#8216;araklama&#8217; yapan ve bunu WikiLeaks sitesine bi şekilde sızdırıp yayınlatan, Stratfor&#8217;un görünürdeki sahip ve işletenleri, ABD<br />
ordusu ve RAND Corporation&#8217;da savunma alanında çalışmalar yapmış, neo-conların (Şahin kanat) fikir babası, siyaset bilimci profesör George Friedman, karısı Meredith ve siyonizmin önemli beyinlerinden<br />
sayılan Burton..</p>
<p>Ve Stratfor&#8217;un arka plandaki asıl ve vurucu gücü : İsrail ve Pentagon</p>
<p>Anlaşılan Stratfor şimdi de yüzünü Türkiye&#8217;ye çevirdi..</p>
<p>Önümüzdeki günlerin Türkiye&#8217;sine dikkat edin.</p>
<p>Toplumsal güç dengesi sayılabilecek, dişe tırnağa dokunur kim varsa, siyasetçiler, akademisyenler, dini cemaat ve cemiyetler, kanaat önderleri, işadamları, vakıflar, dernekler; legal ya da illegal<br />
örgütlerin, kablolu ya da kablosuz ağlar üzerinden yaptıkları ne tür bilgi belgeleri, açık ve gizli yazışmaları, imaj ve video paylaşımları varsa çorap söküğü gibi WikiLeaks&#8217;te ardı ardına yayınlanacak,<br />
ardından da Türk medyası üzerine balıklama dalacak..</p>
<p>ABD Suriye ve İran konusunda, Türkiye kamuoyundan yeterli desteği bulamayınca, şimdi toplum yumuşak karnı sayılan konular Stratfor&#8217;un, WikiLeaks&#8217;e, sızdırdığı belgeleri yayınlatmaya karar verdi. Ve aba altından sopa göstererek, &#8216;görün gününüzü bakiimm, el mi yaman bey mi&#8217;ye getirdi..</p>
<p>Belgeler yayımlanmaya başladı bile..</p>
<p>Hem de çarşaf, çarşaf..</p>
<p>Belgeler..</p>
<p>Belgeler&#8230;.</p>
<p>Pandoranın kutusu açıldı; cin de şişeden çıktı bi kere&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/stratfor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sade Pilav Zerde Olmaz</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/sade-pilav-zerde-olmaz.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/sade-pilav-zerde-olmaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Mar 2012 09:51:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hüseyin KAYA</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1893</guid>
		<description><![CDATA[Ekonomide,siyasette,toplumsal ilişkilerde ve bireysel ilişkilerde bütün yönleriyle kuşatılmış,ucuz,sıradan ve laşkalaşmış çıkarcı ilişkilerle sarmalanmış bir dünyada yaşamaya alışmaya çalışıyoruz. Alışıyoruz ve alıştırılıyoruz.Yalancı emziklerle,ağzımıza çalınan bir parmak şekerli balla,atasözleriyle,telkinlerle ve siyasi manevralarla “ bir cennet” yaratılacağı bekleyiş ve dilekleriyle çok bekledik,bekleyeceğiz de.Nedense,bu merkezlerin,otoritenin,zihniyetin argümanları olduk ve olmak için de adeta yarışıyoruz.Ve yaşadığımız bu süreçte  resmen deve-cüce oyunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomide,siyasette,toplumsal ilişkilerde ve bireysel ilişkilerde bütün yönleriyle kuşatılmış,ucuz,sıradan ve laşkalaşmış çıkarcı ilişkilerle sarmalanmış bir dünyada yaşamaya alışmaya çalışıyoruz.</p>
<p>Alışıyoruz ve alıştırılıyoruz.Yalancı emziklerle,ağzımıza çalınan bir parmak şekerli balla,atasözleriyle,telkinlerle ve siyasi manevralarla “ <strong>bir cennet</strong>” yaratılacağı bekleyiş ve dilekleriyle çok bekledik,bekleyeceğiz de.Nedense,bu merkezlerin,otoritenin,zihniyetin argümanları olduk ve olmak için de adeta yarışıyoruz.Ve yaşadığımız bu süreçte  resmen <strong>deve-cüce</strong> oyunu ile <strong>büyüme-küçülme </strong>ikileminde oyalanıyoruz.Ve aslında bütün bunları <strong>biliyoruz.</strong></p>
<p>Biliyoruz,<strong>para ile posta</strong> değer verenleri</p>
<p>Her gün köşe dönenleri</p>
<p>Kirli sularda yıkanıp,temizlendik diyenleri</p>
<p>Zihniyet değişiklikliğini <strong>savunur</strong> görünüp,değişime direnenleri</p>
<p>Farklılıklara “<strong>benzemeyeni benzetirim</strong>” diyenleri</p>
<p>Kendini toplumun <strong>ayar memuru</strong> görüp bir şekilde ayarlayanları</p>
<p>Yasakları savma <strong>telkinleri</strong> ile <strong>yasakları </strong>savunanları</p>
<p>Alevi açılımını <strong>aç-kapa</strong> mantığında görenleri</p>
<p>“En iyi <strong>Kürt benim Kürdüm</strong>”dir diyenleri</p>
<p>Toplumun istek ve ihtiyaçlarını tersten görenleri</p>
<p>Şeffaflık adı altında halktan gizlenenleri</p>
<p>Demokrasi ile Teokrasiyi karıştırıp yasaklı dünyayı savunanları</p>
<p>Çıkar ilişkilerinde gözlerini kaybedip,toplumsal sorunları görmeyenleri</p>
<p>Yarına yönelik renkli rüyalar görmemizi telkin edenleri</p>
<p>Otoriteye teslim olmamak adına <strong>teslim</strong> olanları</p>
<p>Kendi toplumuna değil,başkalarına hizmet eden insan tipi yaratmaya çalışanları</p>
<p><strong>Kin ve nefret</strong> duygularını kullanarak toplumu çatıştırmak heves ve arzusunda olanları         Toplumu deneme tahtasına dönüştürmek isteyenleri</p>
<p>Karanlıklarda ve karanlık ilişkilerden medet umanları</p>
<p><strong>Komşunun tavuğunu kaz görenleri    </strong></p>
<p>Cüzdan ile vicdan arasına sıkışıp,cüzdanı tercih edenleri</p>
<p>Zihinsel temizlik adına zihinleri kirletenleri</p>
<p>Arzularına tutsak düşenleri</p>
<p>Deveyi hamuduyla götürenleri</p>
<p>Kendini ifade etmeye çalışanları, lanetleyenleri</p>
<p>Bir ipte birden fazla cambazın oynadığını</p>
<p><strong>Fazla malın göz çıkartmadığını</strong> ilke haline getirmeye çalışanları</p>
<p>Üzümü yedikten sonra bağını da soranları</p>
<p>Borç yiğidin kamçısıdır deyip insanları borç batağına sürükleyenleri</p>
<p>Bu süreçte ateşin sadece düştüğü yeri yakmadığını</p>
<p><strong>Bana dokunmayan yılanın</strong> herkese dokunduğunu</p>
<p>İğneyi de çuvaldızı da başkalarına batıranları</p>
<p>“Bu zamanda babana dahi güvenme” atasözünün sanki bu günler için söylendiğini         “<strong>Sade pilav zerde olmaz,</strong>bal da gerek kazana” deyip kazanlarını bal ile dolduranları         Gemisini kurtaran çok kaptanların olduğunu</p>
<p>Geminin dümenine yapışan çok akıllı tayfaların olduğunu,<strong>biliyoruz,görüyoruz,okuyoruz</strong>.         Gerisini <strong>Doly Parton</strong>’dan dinleyelim; “Bu kadar ucuz görünmenin,ne kadar pahalıya mal olduğuna inanamazsınız.” Haklı mı acaba?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/sade-pilav-zerde-olmaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte Batı&#8217;nın İkiyüzlülüğü</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/iste-batinin-ikiyuzlulugu.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/iste-batinin-ikiyuzlulugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 13:43:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[angelina jolie]]></category>
		<category><![CDATA[filmin]]></category>
		<category><![CDATA[holywood]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[utanmaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1880</guid>
		<description><![CDATA[Hatırlarsınız  1991&#8242;den itibaren Yugoslavya&#8217;da meydana gelen siyasi boşlukta Sırp askerleri Bosnalı Müslümanlara ağır makinalı silahlarla saldırmış ve dört yıl boyunca yüz binlerce Bosnalı Müslüman&#8217;a soykırım uygulamış katletmişti. Bunun dışında yıllarca süren tehcir zorunlu göç uygulanmış yeni harita çizilmişti hemde Avrupa&#8217;nın göbeğinde hemde birleşmiş milletlerin gözü önünde hemde orada görevli Hollandalı askerlerin gözü önünde yıllarca  general [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.alevisesi.com/iste-batinin-ikiyuzlulugu.html/bosna22-373-x-236" rel="attachment wp-att-1889" rel="nofollow"><img class="alignnone size-full wp-image-1889" title="BOSNA22 (373 x 236)" src="http://www.alevisesi.com/wp-content/uploads/2012/02/BOSNA22-373-x-236.jpg" alt="" width="373" height="236" /></a></p>
<p>Hatırlarsınız  1991&#8242;den itibaren Yugoslavya&#8217;da meydana gelen siyasi boşlukta Sırp askerleri Bosnalı Müslümanlara ağır makinalı silahlarla saldırmış ve dört yıl boyunca yüz binlerce Bosnalı Müslüman&#8217;a soykırım uygulamış katletmişti.</p>
<p>Bunun dışında yıllarca süren tehcir zorunlu göç uygulanmış yeni harita çizilmişti hemde Avrupa&#8217;nın göbeğinde hemde birleşmiş milletlerin gözü önünde hemde orada görevli Hollandalı askerlerin gözü önünde yıllarca  general mladiç komutasındaki sırp kuvvetleri katliam yapmıştı.</p>
<p>Utanmaz batı bunu yıllarca izlemiş ve istedikleri göç yoğunluğu oluşup hayallerindeki harita gerçekleşincede müdahale etmişti ama tabi iş işten geçmiş yüz binlerce mazlum insan hayatını kaybetmişti.</p>
<p>Şimdi derin devletin derin servislerinin  taşeronu Angelina Jolie isimli  bir Holywood yıldızı! çıkmış  bununla ilgili bir film yönetmiş ve filmin galasınıda Saraybosna&#8217;da 14 şubatta yapmış.</p>
<p>Hem suçlu hem güçlü diye buna denir, ikiyüzlülük budur işte.</p>
<p>Yıllarca katliama seyirci kalacaksın,</p>
<p>Sonra tutup katliamın filmini yapıp mazlumların hamisi rolüne soyuınacaksın&#8230;</p>
<p>Böylesini ancak HOLYWOOD başarırdı&#8230;</p>
<p>ŞİMDİ TEŞEKKÜR ETMEMİZİ BEKLERLER VE FİLMEDE ÖDÜL VERİRLER.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/iste-batinin-ikiyuzlulugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şike Davası Başladı</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/sike-davasi-basladi.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/sike-davasi-basladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 13:29:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1876</guid>
		<description><![CDATA[Şike Davası Başladı Futbol tarihinin en büyük şike davası dün silivride başladı. Aralarında Fenerbahçe başkanınında bulunduğu sanıkların ilk duruşmada kimlikleri tespit edildi ve iddianame okunmaya başlandı. İddianamenin okunmasının  ardından savunmalara geçilecek , Spor camiasının ilgiyle izlediği duruşmaların ara verilmeksizin devam etmesi bekleniyor. &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şike Davası Başladı</p>
<p>Futbol tarihinin en büyük şike davası dün silivride başladı.</p>
<p>Aralarında Fenerbahçe başkanınında bulunduğu sanıkların ilk duruşmada kimlikleri tespit edildi ve iddianame okunmaya başlandı.</p>
<p>İddianamenin okunmasının  ardından savunmalara geçilecek ,</p>
<p>Spor camiasının ilgiyle izlediği duruşmaların ara verilmeksizin devam etmesi bekleniyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/sike-davasi-basladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKP Emeklilik yaşını değiştirmiyor.</title>
		<link>http://www.alevisesi.com/akp-emeklilik-yasini-degistirmiyor.html</link>
		<comments>http://www.alevisesi.com/akp-emeklilik-yasini-degistirmiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 13:26:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Biralevi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alevisesi.com/?p=1874</guid>
		<description><![CDATA[AKP Emeklilik yaşını değiştirmiyor. &#160; 1999 yılında mezarda emeklilik adıyla bilinen ve kademeli yaş uygulaması getirilen emeklilik hakkı konusunda oluşan beklentiyi Bakan Çelik sonlandırdı. Sorulan soru üzerine çalışma ve sosyal güvenlik bakanı Faruk  Çelik  emeklilik yaşının indirilmesi konusunun düşünülmediğini böyle bir çalışma olmadığını&#8217; söyledi. Bu aslında şu anlama geliyor; 1999 yılında Anap,Mhp ve DSp nin birlikte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AKP Emeklilik yaşını değiştirmiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>1999 yılında mezarda emeklilik adıyla bilinen ve kademeli yaş uygulaması getirilen emeklilik hakkı konusunda oluşan beklentiyi Bakan Çelik sonlandırdı.</p>
<p>Sorulan soru üzerine çalışma ve sosyal güvenlik bakanı Faruk  Çelik  emeklilik yaşının indirilmesi konusunun düşünülmediğini böyle bir çalışma olmadığını&#8217; söyledi.</p>
<p>Bu aslında şu anlama geliyor;</p>
<p>1999 yılında Anap,Mhp ve DSp nin birlikte yaptığı yasayı Akp ninde onayladığı anlamına geliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alevisesi.com/akp-emeklilik-yasini-degistirmiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Dynamic page generated in 1.398 seconds. -->
<!-- Cached page generated by WP-Super-Cache on 2012-05-18 20:12:07 -->
<!-- Compression = gzip -->
